Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/11812 E. 2022/16626 K. 12.12.2022 T.
Yayınlanma Tarihi: 20.01.2024 07:36
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11812
KARAR NO : 2022/16626
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, ... ... tarafından verilen 2019/İHK-12210 sayılı kararın, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 05/09/2018 günü davacılar desteğinin sevk idaresindeki araçla davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda desteğin vefat ettiği, kazada davalıya sigortalı aracın kusurlu olduğunu belirterek, uğranılan zararın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, başvurunun usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun davacı ... yönünden kabulü ile 57.463,68TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof. Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kara taşıtları sigorta eksperi bilirkişiden alınan 19.06.2019 tarihli kusur raporunda, davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün hızını görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve şerit tecavüzünde bulunduğu gerekçesiyle asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davacılar desteğinin ise kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle tali ve %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu bilirkişi raporuna dayanılarak hazırlanan aktüer bilirkişi raporunun karara dayanak alındığı anlaşılmaktadır. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/389 esas ve 2019/391 karar sayılı ilamının incelenmesinden ise Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 15.10.2018 tarihli rapora dayanılarak ve mahkeme kabul ve gözlemiyle krokiler ve çizimler nazara alındığında, davalıca sigortalanan araç sürücüsü ...’ün kullanımındaki çekici ve dorsenin kendi güzergahı üzerinde yolun sol şeridinde fren izinin başladığı ve maktullerin seyir halinde bulunduğu sağ şeridi de takip ederek tekrar çekicinin kendi şeridine kadar devam eden toplamda 114 metre fren izlerinin bulunduğu, fren izleri nazara alındığında sanığın dorse kısmının maktullerin şeridini aşırı şekilde ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça anlaşıldığı, keza bu düzeydeki fren izinin yüksek hızda giden bir çekicide meydana gelebileceği, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu haliyle sanığın hızını görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve şerit tecavüzünde bulunduğunun kabul edildiği asli kusurluluk hali geçerli olacağından sanık asli ve tam kusurlu kabul edilerek taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermekten mahkumiyetine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise reddine karar verilerek hükmün 09.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu maddi vakıa olarak tespit edildiğine göre davacılar desteğinin tali %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapılması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının davacılar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.