Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12318 E. 2022/17326 K. 20.12.2022 T.
Yayınlanma Tarihi: 20.01.2024 18:53
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12318
KARAR NO : 2022/17326
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine ... tarafından verilen 31.03.2020 tarihli davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 12.05.2018 tarihinde davalıya sigortalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 5.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 68.801,02 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 61.587,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.213,05 TL geçici iş göremezlik tazminatının Halk Sigorta A.Ş.'den 07.11.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile alınarak başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiştir. Davalı vekilinin söz konusu karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş, davalı vekili anılan kararı temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 06.09.2019 tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile %23 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiştir. Anılan rapora karşı davalı tarafça; davacının muayene edilmeden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğu, tespit edilen arazın kaza ile arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılması gerektiği ve diğer yönlerden itiraz edilmiştir.
Kazanın 12.05.2018 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak rapor düzenlenmesi gerekirken hatalı raporla karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak belirtilen Yönetmeliğe uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmek üzere ... kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-... ... tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddeleri uyarınca, tarafların vekille temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için ilgili mevzuat göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında belirlenmesi, söz konusu miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması hâlinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.