YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12369
KARAR NO : 2023/1166
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/415-2022/130
HÜKÜM/ KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; diğer davalılar hakkında bozmadan önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı …Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece diğer davalılar hakkında bozmadan önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı …Ş. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçların karıştığı kaza sonucu savrulan davalı aracının davacı …’e ait araca çarpmasıyla 25.08.2005 tarihinde meydana gelen kazada davacıların yaralandığını, davacıların tedavi, yol, araç çekme bedeli ve yardımcı gideri yapmak zorunda kaldıklarını, yaralanmaları nedeniyle manevi açıdan da zarar gördüklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.318,00 TL maddi ve toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, araç kiralama işi yapan davalıya ait olup kiralanan bir aracın arızalanması nedeniyle ikame araç olarak dava dışı Würth Otomotiv Ltd. Şti’ye teslim ettikleri aracın sebep olduğu zarardan sorumlu olmadıklarını, işleten sıfatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kazanın diğer davalı sürücünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, tutanaktaki kusur tespitini kabul etmediklerini, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kaza yapan araç dışında başka bir aracı daha olan davacı tarafın yol masrafı talebinin yersiz olduğunu, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.03.2013 tarihli ve 2007/356 Esas, 2013/116 Karar sayılı kararı ile; davalı …Ş’nin aracını uzun süreli kiraya verdiği ve işleten sıfatı bulmadığından bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 988,05 TL maddi tazminatın davalılar … ve …’dan, 329,05 TL maddi tazminatın ise davalı …’tan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, davacı … için 5.000,00 TL ve … için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 07.07.2014 tarihli ve 2013/10570 Esas, 2014/10824 Karar sayılı kararı ile; “davalı …Ş. ile dava dışı Würth Otom. Ltd. Şti. arasında tanzim edilen kira sözleşmesi olup olmadığı, uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kabule göre de adı geçen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2014/435 Esas, 2015/534 Karar sayılı kararı ile; diğer davalılar hakkında bozmadan önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına; davalı …Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 329,05 TL maddi ve davacı … için 5.000,00 TL ile davacı … için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ilk kararda hüküm altına alınan meblağlar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu davalıdan tahsiline, davalı Gediz A.Ş’nin diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2019 tarihli ve 2016/4117 Esas, 2019/2384 Karar sayılı kararı ile; “uyulmasına karar verilen bozma ilamında bahsi geçen, davalı ve kiracısı olan şirketin ticari defter ve kayıtları ile mali kayıtları üzerinde gerekli incelemenin yapılması için uzman mali müşavir bilirkişiden rapor alınması, davalı tarafın dosyaya sunduğu kira sözleşmesi, ikame araç teslim tutanağı ve kira bedeline ilişkin olarak düzenlenen faturalar bir bütün olarak değerlendirilip, davalının işleten sıfatının tartışılmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.04.2022 tarihli ve 2019/415 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararı ile; davalı … Taşıtlar Tic. A.Ş. dışındaki davalılar hakkında verilen mahkeme ilk hükmünün kesinleşmiş olması nedeniyle, diğer davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Taşıtlar Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne, toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan ve diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili; kazaya karışan aracın uzun süreli kiraya verildiği ve işleten sıfatı bulunmadığı sabit olan davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazadan sonraki 2 yıl içinde açılamayan davadaki zamanaşımı savunmalarının dikkate alınmadığını, manevi tazminatların fahiş miktarda hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçların sebep olduğu kaza sonucu gerçekleşen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56. maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, davalı …Ş’nin maliki olduğu kazaya karışan araca ilişkin uzun süreli kiralama sözleşmesi aslının ve ticari defterlerin sunulamadığı da dikkate alındığında, adı geçen davalının işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünün yerinde görülmesine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesi gereği uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açılan davada zamanaşımının söz konusu olmamasına göre, davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davacı … için 10.000,00 TL ve davacı … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmış, davacılar lehine 5.000,00 TL ve 3.000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın hüküm altına alındığı mahkeme kararı davacı tarafça temyiz edilmemiş (sadece davalı …Ş. tarafından temyiz edilmiş) ve manevi tazminat miktarları davacılar yönünden kesinleşmiş olmasına rağmen, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar lehine manevi tazminat miktarlarının artırılması ile toplam 15.000,00 TL’ye hükmedilmiştir.
Mahkemenin önceki kararının davacı tarafça temyiz edilmemesi suretiyle manevi tazminat miktarları bakımından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden (tazminat miktarlarının yükseltilmesiyle) karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan; hükmü temyiz eden davalı …Ş. dışındaki davalılar hakkında önceki hükümler kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edildikten sonra, artırılarak belirlenen 15.000,00 TL manevi tazminattan tüm davalıların sorumlu tutulması şeklinde hüküm tesis edilmesi de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesine aykı olduğundan hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı …Ş’ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.