Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12432 E. 2023/110 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12432
KARAR NO : 2023/110
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVALILAR : 1- … vekili Avukat …
2- …
3- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 21.04.2015
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı … vekilinin temyiz dilekçesi bakımından yapılan ön inceleme sonucunda; dosya kapsamına göre; Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin ilk karar; yalnızca davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2020 tarih ve 2018/2831 E. – 2020/8153 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen bu karar ise davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozmadan önceki karar yalnızca davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bozma sonrası verilen kararın, bozma öncesi verilen karara göre davalı …’in daha aleyhine sonuç doğurmadığı da gözetildiğinde, bozma sonrası verilen kararı temyiz etmekte davalı …’in hukuki yararı bulunmadığından davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, bu temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …ın kredi borcu nedeni ile … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2014/2056 sayılı dosyasında haciz yapıldığını, hacze yeter malı bulunmadığına dair geçici aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağı tanzim edildiğini, davalı …’ın…köyü 11376 parseldeki taşınmazını 26.12.2013 tarihinde davalı …’e, …(… nakil giden) plakalı aracını 23.12.2013 tarihinde diğer davalı … …’a devrettiğini, bu satışların gerçek değerinin altında yapıldığını, alacaklılara zarar verme kastı olduğunu belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. 30.11.2017 tarihli dilekçesi ile davasını taşınmazın 4.kişiye satışından ötürü nakden tazminata dönüştürmüş, yine dava konusu araç yönünden de davanın nakden tazminata dönüştürülmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; satışın gerçek olduğunu, davalı … ile aralarında arkadaşlık ve akrabalık ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; aciz vesikası olmadığını, taşınmazın değerinin rayiç değerlere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı … … vekili cevap dilekçesinde; davalı …’ın borcundan haberdar olmadığını, aracın rayice göre kasko değeri üzerinden satışının yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.12.2017 tarih ve 2016/64 E.-2017/711 K. sayılı kararı ile; davacının davasının kabulüne, davalı …’nın …(…) plaka sayılı aracın davalı … …’a, … ili … İlçesi … köyü 11376 parsel sayılı taşınmazın davalı …’e satışlarına dair tasarruflarının ayrı ayrı iptaline, bu mezkur mallar üzerinde … 8. İcra Müdürlüğünün 2014/2056 sayılı dosyasındaki davacının asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK.283/1. maddesince cebri icra yolu ile satış, takip ve haciz yetkisi verilmesine, ancak dava konusu taşınmaz olan … ili … ilçesi … köyü Köyiçi 11376 parsel sayılı taşınmazın daha sonra 4. kişilere satıldığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın davalı … tarafından elden çıkartıldığı tarihteki inşaat bilirkişinin 24.04.2017 tarihli ek raporundaki 39.370,00 TL nisbetinde davacının mezkur icra dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK. 283/2. maddesince nakden tazmin ile sorumlu tutularak bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının yasal faizine yönelik isteminin Yargıtay’ın müstekar uygulamaları nazara alınarak reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.12.2020 tarihli ve 2018/2831 Esas, 2020/8153 Karar sayılı ilâmı ile;

“… Somut olayda; dava konusu …(yeni …) plaka sayılı aracın, davalı borçlu …’nın başka bir borcu nedeniyle … 7.İcra Müdürlüğü’nün 2016/5281 sayılı dosyasından 05.06.2018 tarihinde kesinleşen ihale neticesinde dava dışı kişiye devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur. Somut olayda borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı … …’un mamelekinde kalan bir para olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu durumda; öncelikle Mahkemece; dava dışı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. tarafından yapılan icra takip dosyası ve ihale dosyasının getirtilerek dava dışı alacaklı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin alacak miktarının tespiti ile ihale sonucu davalı 3.kişi …’a kalan bir bedel olup olmadığı, kalan bedel varsa bunun İİK 283/2 madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davalı … …’dan tahsili ile davacıya verilmesine, ihale bedelinden kalan para yok ise davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiş ve dava konusu araç yönünden mahkemece davacıya haciz ve satış yetkisi verildiği, ancak aracın dava dışı kişiye ihale edilmiş olduğundan verilen karar infaz olunamayacağından hükmün res’en bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne …(…) plakalı araç yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … ili … ilçesi … köyü 11376 parsel sayılı taşınmazın 4. kişiye satılarak bedele dönüşmüş olması sebebiyle 39.370,00 TL nin … 8. İcra müdürlüğünün 2014/2056 sayılı dosyasının alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere Davalı …’ten alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen aracın satışının dava dışı 3. kişiye yapıldığını, bu nedenle muvazaalı işlemden dolayı zararının araç değeri olan 24.500,00 TL üzerinden yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davalıların hepsinin aslen … köyünden olmakla birlikte aralarında yapılan satışın muvazaalı olduğunu gösterir somut bir delilin bulunmadığını, köydeki herkesin neredeyse birbirini tanıdığını, dava konusu edilen taşınmazın da dava konusu araç gibi başka bir icra dosyasından ihale ile satıldığını, bu nedenle taşınmaz yönünden de davanın konusuz kaldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,

2.Davacı vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı 3.882,56 TL onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına,

Aşağıda dökümü yazılı 99,20 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.