Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12437 E. 2022/17735 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12437
KARAR NO : 2022/17735
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat… tarafından, davalılar … Ltd. Şti ve diğerleri aleyhine 08.06.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.09.2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı …. Şti. vekili ile davalı …. Şti. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili; davalı şirketlerin yaklaşık iki yıldır Bala-Ankara Devlet Karayolu üzerinde istiap haddinin üzerinde malzeme taşımak suretiyle karayolunu tahrip ettiklerini, yolun fiziki yapısının bozulduğunu, iki yıllık zarar tutarının imalat maliyeti 73.360 TL ve asfalt tamir masrafı 564.636,00 TL olmak üzere toplam 637.996,00 TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL nin 01.07.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ilk bozmadan sonra 07.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 159.499,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı … Nakliyat şirketi vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş, davalı …, Berberoğlu, … ve diğerleri vekili 02.03.2003 tarihli beyan dilekçesinde, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunduklarını bildirmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL maddi tazminatın 01.07.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bilikte davalı … Limited Şti. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı …. Şti. aleyhine açılan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar … Ltd. Şti. vekili, davalılar … Şirketi, … şirketi, … şirketi, … Maden şirketi, … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.06.2006 tarihli ve 2005/7830 esas, 2006/679 karar sayılı ilamı ile tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, öncelikle karayoluna verilen zararın belirlenmesi, bu zarar miktarına davalıların katkısının ise BK’nın 42. maddesi hükmü gözetilerek tespit edilmesi gereğine değinilerek hükmün temyize gelen taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacı vekili bilirkişi raporları uyarınca talebini 07.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle 159.499,00 TL ye artırmış, mahkemece ıslah ile artırılan kısmı da kapsayacak şekilde davanın kabulü ile 159.499,00 TL maddi tazminatın 01.07.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalı … Şirketi ve Kemal Yıldırım Şirketi dışındaki tüm davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2016 tarihli ve 2015/1071 esas, 2016/6890 tarihli ilamı ile; 04.02.1948 tarihli ve 1944/10-1948/3 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağının kabul edildiği, bozma kararından sonra yapılan ıslah ile artırılan maddi tazminat isteminin kabulünün İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın 01.07.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … şirketi vekili, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
a) Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece uyulan Dairemizin 24.05.2016 tarihli ilamından sonra bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozma öncesi ilk talebin kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç 7251 sayılı Kanun ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin 2. fıkrası gereği doğru olmamıştır.
22.07.2020 tarihinde kabul edilen ve Resmi Gazete’de 28.07.2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortan kaldırılamaz.” fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme karşısında Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrası dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilmesine imkân getirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; 28.07.2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin ikinci fıkrası ile bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğine dair açık düzenleme yapıldığı gözetilerek, Kanun değişikliği uyarınca davacı yanın 07.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
b) Dosya kapsamından; mahkemece verilen davanın kabulü ile 159.499,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair 14.01.2014 tarihli evvelki kararın davalı …. Şti ve davalı … İşletmesi Ltd. Şti dışındaki tüm davalılar tarafından temyiz edildiği, kararın Dairemizin 24.05.2016 tarihli ve 2015/1071 esas, 201606890 karar sayılı ilamı ile temyize gelen davalılar yararına bozulduğu, kararı temyiz etmeyen davalı …. Şti ve davalı … İşletmesi Ltd. Şti. yönünden bu kararın kesinleştiği ve davacı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmadan sonra verilen kararda, davalı …. Şti ve davalı … İşletmesi Ltd. Şti. yönünden evvelki kararın kesinleştiği belirtilmeksizin anılan davalılar yönünden daha düşük miktarda yeniden maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Davalı …. Şirketinin temyiz itirazına gelince;
Mahkemece verilen 18.07.2003 tarihli ilk hükümle davalılardan … Ltd. Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin ilk bozma ilamı anılan davalı ile ilgili bir hüküm içermemekte olup, böylelikle mahkemece bu davalı yönünden verilen ret hükmü kesinleşmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise, adı geçen davalı tazminatla yükümlü tutulmuş, kararın anılan davalı tarafından da temyizi üzerine ıslahtan sonra bozma yapılamayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre de temyize gelen davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkemece ikinci bozmaya uyularak verilen temyize konu kararda da, hükmedilen tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Şu halde, hakkında verilen ilk ret hükmü kesinleşen davalı …. Şirketinin tazminatla yükümlü tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3) Bozma neden ve şekline göre temyize gelen davalı … Limited Şirketinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1-a,b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …. Şirketi yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı …. Şirketinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … Ltd. Şirketi ve … Madencilik Ltd. Şirketine geri verilmesine 26.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.