Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12440 E. 2022/12671 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12440
KARAR NO : 2022/12671
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında mülkiyeti davalı … Federasyonuna ait olan … Mahallesi 1486 Sokak …/İzmir adresinde bulunan taşınmazı kiraladığını, 2 yıllık bir tadilat sürecinden sonra, bu yeri hizmet verebilecek bir otel haline getirdiğini, iş bu taşınmazın mefruşat, asansör klima taşınabilir ve sökülebilen ekipmanlarla donatıldığını, bu ekipmanların piyasa değerinin yüksek ve özel uzmanlık alanı gerektiren ekipmanlar olduğunu, otel işletmesine ait bu ekipmanların alınması veya yaptırılmasının aşırı maliyeti olan mallar olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazı “Volley Oteli” olarak işletmeye başlattığını, taşınmazı kiraladığı günden bu yana düzenli olarak kira ödemelerini yaptığını, davalı … Federasyonunun, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/3548 sayılı dosyası ile haciz ve tahliye talepli icra takibini başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, ancak davalı tarafından Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/382 sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması ve tahliye davası açıldığını, iş bu davanın müvekkilinin aleyhine sonuçlandığını ve davaya konu taşınmazın tahliyesine karar verildiğini ve bu kararın 16.09.2020 tarihinde kesinleştiğini, İzmir 3. İcra Müdürlüğünün 2020/811 Talimat sayılı dosyası ile davaya konu taşınmazda 17.07.2020 tarihinde haciz işleminin uygulandığını ve haczedilen malların yediemin olarak davacı müvekkiline bırakıldığını, haciz işleminden sonra davaya konu taşınmazın davalı tarafça 19-22 Ekim 2020 tarihlerinde tahliye edildiğini, tahliye sırasında müvekkiline ait olan ve haczedilen ekipmanlara büyük oranda zarar verildiğini, hacze konu malların bu sebeple değerinin altında satışa çıkarıldığından bahisle davacı firmaya ait olan asansör dahil olmak üzere menkul malların kullanımından ötürü, davalıların fayda sağlayıp sağlamadığı, bu faydanın değeri, yıpranma payları, davaya konu menkul mallara zarar verilip verilmediği hususlarının araştırılıp, uzman bilirkişi heyetinin oluşturularak yerinde keşif yapılmasını müvekkil firmanın tüm bu sebeplerden ötürü her iki davalıya ayrı ayrı veya müştereken ve müteselsilen zarar tazminine başvuru hakkının mevcut olup olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini talep etmiş; diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 19.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.