Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12458 E. 2022/15689 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12458
KARAR NO : 2022/15689
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04.05.2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat isteminde bulunulmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.11.2014 günlü kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2015 tarihli ilamıyla hükmün onanmasına ve 30.06.2015 tarihli ilamı ile davalının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmün kesinleşmesine müteakip davalı … tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın 10.05.2018 gün, 2015/14300 başvuru numaralı ilamıyla kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yeni esas alınmaksızın yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 24.01.2019 günlü ek kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine Dairemizin 10.06.2020 tarihli 2020/240 Esas ve 2020/1833 Karar sayılı ilamı ile ek kararın bozulmasına karar verilmesi üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 29.03.2022 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla da davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin 10.06.2020 tarihli 2020/240 Esas ve 2020/1833 Karar sayılı ilamında “6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı vermesi ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi halinde mahkemece yeni bir esas numarası alınmak suretiyle yargılama yapılması gerektiği ve dosyada mevcut tüm raporlar ile Yaşar Oral isimli hastanın dosyası da incelenmek suretiyle hastanın ölümünde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurunun olması halinde hangi oranda kusurlu olduğu hususunda ATK’dan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ATK 8. İhtisas Dairesinin raporuna itibar edilerek Yaşar Oral isimli hastanın ölümünde davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalının olay tarihinde Nevşehir SSK Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yaptığı, dava dışı Yaşar Oral isimli hasta yakınlarının, davalı tarafından uygulanan tedavide hizmet kusuru olduğundan bahisle … aleyhine Kayseri İdare Mahkemesinin 2005/3114 Esas ve 2008/924 Karar sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda … aleyhine tazminata hükmedildiği, davanın ilamlı icra takibi sonrasında ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi, başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.