YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12601
KARAR NO : 2022/16448
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; MNG kargo adına kayıtlı tescil belgesi … adına olan sürücüsü … olan aracın 18/07/2011 tarihinde davacı ile birlikte … ve …’e arkadan çarpması neticesinde davacının sürekli malul kaldığını, davacının ev hanımı olup bakıma muhtaç küçük çocukları olduğunu iddia ederek, sürekli iş göremezlik tazminatı, ve başkasının yardımı olmadan hayatını idame ettirememe nedeni ile şimdilik 1.000,00TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile tespitini talep ettiklerini, kendilerine başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediklerini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, sigortalının kusuru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200.000,00TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 400.000,00 TL maddi tazminatın davalı … şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat miktarı ie sınırlı olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, karara davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunuda bulunmuş, Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 400.000,00 TL maddi tazminatın davalı … şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat miktarı ie sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Van Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; maluliyet oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 24/09/2014 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca 18/07/2011 tarihli kaza nedeni ile davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Rapora itiraz edilmesi üzerine bu kez Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak hazırlanan 16/09/2020 tarihli raporda ise davacıda %72 oranında sürekli maluliyeti olduğu ve 12 aya kadar iyileşme süresi olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkeme tarafından Adli Tıp 2. htisas Kurulu raporu esas alınarak davacıda %72 oranında sürekli maluliyet olduğu kabul edilmiş, bu oran dikkate alınarak hazırlanan hesap raporuna itibarla hüküm kurulmuştur.
Yukarıda bahsi geçen davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli maluliyetine ilişkin raporların aynı yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesine rağmen ATK 3. ihtisas kurulunca maluliyet olmadığının bildirilmesi, ATK. 2 İhtisas Kurulu tarafından ise davacının %72 oranında maluliyeti olduğunun tespit edilmesi karşısında raporlar arasında açık çelişki bulunmakta olup, mahkemece bu konuda yeni bir rapor alınmamış ve yapılan araştırma yetersiz bulunmuştur. Ayrıca davacıda %72 oranında sürekli maluliyet olduğu görüşüne yer veren ATK 2. İhtisas Dairesi raporuna mahkeme tarafından neden itibar edildiği de gerekçeli kararda açıklanmamıştır.
Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyerek karara bağlamak görevi, Adli Tıp Genel Kurulu’na verilmiştir.
24/09/2014 tarihli ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen rapor ile 16/09/2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu’nca verilen raporlar arasında çelişki oluştuğuna ve davalının da Adli Tıp Genel Kurulu’ndan çelişkinin giderilmesi amacıyla rapor alınmasını istemesine göre, raporlar arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan yön gözetilmeyerek, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Van Bölge Adliye Mahkemesine 4.Hukuk Dairesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.