YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12629
KARAR NO : 2022/16087
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … ve … aleyhine 19/03/2015 gününde verilen dilekçe ile TMK’nın 1007. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 03/07/2020 günlü kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın zamanaşımından reddine dair verilen 23/03/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalıların Eyüp Tapu Müdürlüğünde görevli oldukları dönemde Eyüp ilçesi Pirinçci Köyünde bulunan 301 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/36 Esas sayılı dosyasında verilen bir kısım payın … adına tesciline ilişkin kararın 18/05/1999 tarihinde kesinleşmesine karşın tapu kütüğüne işlenmediğini, sonrasında bu payın Bahattin Uçan’a satıldığını ve Bahattin Uçan’ın borcundan dolayı taşınmaza haciz konulduğunu, hacizli payın icra dosyasında satılmasından sonra ilgili paya dair ilam olması nedeniyle icrai satışın tapuya işlenmediğini, ihale alacaklısı tarafından açılan dava sonucu verilen karara istinaden müvekkili tarafından 138.754,21 TL ödeme yapıldığını, davalıların kusurları ile Hazine zararına sebebiyet verdiklerini belirterek ödenen 138.754,21 TL’nin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun ek 2. maddesi gereğince rücu istemlerinin ödeme tarihinden itibaren iki yıl, herhalde zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, somut olayda 18/05/1999 tarihinde davaya konu işlem gerçekleşmiş olup zararın 17/03/2005 tarihinde taşınmazın başkaca bir kişiye satılmasıyla meydana geldiğini, zarara yol açan eylemin gerçekleşme tarihi olan 17/03/2005 tarihinden davanın açıldığı 19/03/2015 tarihine kadar on yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 05.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.