YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12785
KARAR NO : 2023/1158
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/255-2021/216
HÜKÜM/ KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu kamyonetin davacının sürücüsü olduğu motorsiklete çarpmasıyla 17.04.2011 tarihinde meydana gelen kazada davacının ağır biçimde yaralanıp % 43 oranında malul kaldığını, davalının 17.842,00 TL tazminat ödediğini, ancak bu bedelin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 17.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 48.688,40 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatının tedavi masrafları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ve bu zarardan SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının kaza anında kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim gerektiğini, davacıya 03.07.2012’de yapılan 17.842,00 TL’lik ödeme ile poliçeden doğan sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.05.2014 tarihli ve 2013/434 Esas, 2014/284 Karar sayılı kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2/8 oranında kusurlu olduğu ve davacının % 59 oranında maluliyetine göre hesap edilen geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının hüküm altına alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 48.688,40 TL’nin 03.07.2012 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 26.12.2016 tarihli ve 2014/15349 Esas, 2016/11900 Karar sayılı kararı ile; “…kazayla ilgili tüm tedavi evrakları temin edilip Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi; davacının sevk ve idaresinde bulunan motorsikletle kazaya karıştığı, kaza esnasında başından yaralanması nedeniyle davaya konu maluliyetinin doğduğu gözetildiğinde, kaza esnasında kask takıp takmadığının araştırılması, kask takmaksızın motorsikletini sevk ve idare ettiğinin anlaşılması halinde, BK’nun 44. maddesi (TBK 52. md.) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı gereği alınan ATK raporuna göre davacının maluliyet oranının % 48 olarak kabul edildiği, yine bozmadan sonraki yargılamada alınan aktüer raporunda hesaplanan tutar daha yüksek olmakla birlikte oluşan usuli kazanılmış hak gereği bozma öncesi yargılamada hükmedilen tutara karar verildiği, davacı tanığının beyanı gereği davacının kask taktığı kabul edildiğinden müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 48.688,40 TL’nin 05.09.2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozmadan önceki ilk hükmün icraya konulması üzerine 21.04.2016’da yapılan ödemeyle dosyanın kapatıldığını ve ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmemesinin usule aykırı olduğunu, hesap raporundaki miktarların fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün iş gücü kaybı tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 280 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, davalının ilk hükümden sonra icra dosyasına yaptığı ödemeyi istirdat haklarını saklı tutarak yaptığı da dikkate alındığında, anılan bu ödemenin hükmün infazında dikkate alınabilecek olmasına, bozmadan sonra alınıp hükme esas kabul edilen maluliyet raporunun davalının yetkili vekiline (azledildiğine dair bilgi belge olmayan vekile) 30.09.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26/12/2016 tarihli bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 04.03.2014 tarihli aktüerya raporunda, 2014 yılı verilerine göre davacı için 48.688,40 TL tazminat hesaplanmış; davacı taraf, rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalı vekilinin kararı temyizi üzerine, maluliyet raporunun uygun bulunmadığı ve müterafik kusurun tartışılması gerektiği vurgulanarak karar davalı yararına bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; davacının, 05.03.2020 tarihli rapor ile (2020 verileriyle hesaplama yapan) belirlenen 101.214,08 TL. tazminatı talep etme hakkı bulunduğu, ancak davalı yararına bozmadan önceki kararda hükmedilen tutar için oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetildiği belirtilerek bozmadan önceki aynı tutar hüküm altına alınmıştır.
Mahkeme ilk hükmünün sadece davalı lehine bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın, ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 04.03.2014 tarihli hesap raporuna itirazının bulunmadığı; 04.03.2014 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK’nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).
Açıklanan nedenlerle; bozma ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın temini bakımından, bozma gereği tespit edilen yeni maluliyet oranına (% 48) göre ve 04.03.2014 tarihi verileriyle tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.