YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12803
KARAR NO : 2022/12802
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
İtiraz Hakem Heyeti’nce hükmüne uyulan Dairemizin 11/10/2021 tarih, 2021/5441 Esas ve 2021/6475 Karar sayılı ilamında özetle; rapor düzenleyen Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ya da en yakın üniversite hastanesi adli tıp başkanlığından, maluliyet tayininde esas alınan çenedeki yara izi ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı özel olarak incelenmek suretiyle, davacının maluliyet oranının 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellere göre saptanması için rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüne ve 48.825,58 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 17/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına; davacının kaza ile illiyet bağı içindeki arazlarından kaynaklanan maluliyet oranını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen 25/05/2022 tarihli uzman doktor heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; tazminat hesap biçimi bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak tazminat belirlendiğinden, bu yöne ilişkin davacı temyizinin yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Bozmadan sonra yargılamaya devam eden İtiraz Hakem Heyeti tarafından, anılan düzenlemeler gereği, davacı lehine hesap edilen nisbi vekalet ücretinin maktu ücretin altında kaldığı gerekçesiyle maktu vekalet ücretine karar verilmiştir. Ancak; davacı lehine nisbi tam vekalet ücretine hükmedilen önceki kararı, davalı yanın bu yönden temyiz etmediği ve tam vekalet ücreti bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmelidir. Bu itibarla, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek biçimde eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.3. bendinde yer alan “5.100,00 TL” rakamı çıkartılarak yerine “7.059,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.501,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.