Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/12966 E. 2023/1344 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12966
KARAR NO : 2023/1344
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Davalı … vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/273 E- 2022/10 K

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … ve davalı …’den mahkeme kararına istinaden alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/7333 sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçluların acz halinde bulunduğunu, davalı borçluların Başkent Sağlık Tesisleri Lab. Sağ. Hizm. Tic. ve San Anonim Şirketindeki hisselerini diğer davalı …’e devrettiklerini, mal kaçırma saiki ile hareket ettiklerini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … ve …, şirketteki paylarını gerçek değeri üzerinden davalıya devrettiklerini devrin geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarih, 2019/213 Esas, 2020/363 Karar sayılı ilamında; davalılardan … aleyhine açılan davanın davacının hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile, davalı …’ın diğer davalı …’e dava dışı şirkete ait hisselerin devrine ilişkin 22.07.2015 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/7333 Esas sayılı dosyasında ki alacağının fer’ileriyle birlikte tahsili için cebri icra yetkisi verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1. Maddesi gereğince 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince iptale konu edilen şirket hisselerinin değerleri konusunda inceleme yaptırılmadığını, gerekçeli kararda hisselerin rayiç değerlerine ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığını, ayrıca hisse değerlerinin tespit edilerek harç tamamlattırılmadığını, tasarrufun iptali davasının gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı … istinaf dilekçesinde; davanın TBK’nin 19. maddesinde düzenlenen genel muvazaa sebebine dayanan anonim şirketi hisse devrinin iptaline ilişkin olduğunu, davanın buna göre ele alınıp incelenmesi ve delillerin bu çerçevede incelenmesi gerekirken İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde yer alan tasarrufun iptali gibi değerlendirildiğini, İlk Derece Mahkemesince davacıya cebri icra yetkisi verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2021 gün, 2021/549 Esas, 2021/987 Karar sayılı kararı ile “…. somut olayda tasarrufa konu Şirket hisselerinin değerinin belirlenmemiş olduğu gözetilmeden ve belirlenecek değer üzerinden harç tamamlatılmadan sonuca gidildiği, Harçlar Kanunu’nun 16., 27/3., 30. ve 32. maddeleri uyarınca Mahkemece yargılama sırasında yukarıda açıklanan şekilde dava değerinin usulüne uygun tespit edilmesi, belirlenen değer üzerinden nispi karar ve ilam harcının 1/4 ünün mahkeme veznesine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca iki haftalık süre içerisinde yatırılması, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hususunda davacı tarafa ihtarat içeren davetiye tebliği ile açıklanan usulü işlemin tamamlanmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken anılan usuli eksiklik giderilmeden yargılamaya devam edilmesinin doğru olmadığı, davalı … hakkında kurulan hükmün davacı tarafça istinafa konu edilmemesi karşısında da bu davalı tarafından davalı …’e devredilen 96 hisse yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiği, 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-4. maddesine göre Mahkeme kararının, esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve dava konusu hisselerin değeri belirlendikten sonra harca ilişkin usûli eksiklik giderilerek, gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi ve davalı … aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının da kaldırılması gerektiği “yönünde karar verilmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi kararına istinaden yapılan yargılama neticesinde; ilk derece mahkemesinin 25.01.2022 gün, 2021/273 Esas, 2022/10 Karar sayılı ilamında; … hakkında davacı tarafından gerek sözü edilen ilama dayanılarak gerekse ilamsız başka bir alacak için başlatılmış herhangi bir icra takibi de bulunmadığı, davacının davalılardan …’den doğmuş veya muhtemel herhangi bir alacağı olmadığından bu davalı hakkında açılan davada hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı …’ın diğer davalı …’e dava dışı şirkete ait hisselerin devrine ilişkin 22/07/2015 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/7333 Esas sayılı dosyasında ki alacağının fer’ileriyle birlikte tahsili için cebri icra yetkisi verilmesine, karar verilmiş, dava konusu tasarrufun değeri icra dosyasındaki alacaktan düşük olduğundan harcı tamamlanan 861.044,45 TL değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiştir. hesaplanmış,

VI. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda hisselerin 22.07.2015 devir tarihindeki değeri hesaplanırken sadece 2015 yılı ticari defter ve bilançoların esas alındığını, 2014 yıl sonu kayıtlarına göre şirket hisselerinin değerinin hesaplanması gerekirken 2015 yıl sonu verilerine göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkemece hatalı bilirkişi raporunun karara dayanak yapıldığını, banka havalesi yoluyla yaptığı 25.08.2015 tarihli 30.000,00 TL ve 20.000,00 TL tutarındaki ödemelerin de Mahkemece kabul edilmesinin usule aykırı olduğunu, doktor olup mesleki bilgi birikimi dışında şirket yönetimi ve işletme konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığından davalılardan bu konuda yardım almak için vekâletname verdiğini, davacının mal kaçırma kastı ile hareket edildiğini kanıtlayamadığını, borcun ne kadar olduğunun ve tahsilinin nasıl yapıldığı hususunda bir inceleme yapılmadığını, Gölbaşı (…) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/201 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, yapılan hisse devirlerinin muvazaalı değil gerçek olduğunu, devraldığı şirketi için kredi kullandığını, kefil olduğunu, risk altına girmesinin muvazaanın bulunmadığının kanıtı olduğunu, hisse devir tarihi itibariyle doğmuş bir borcun bulunmadığını, görevsiz mahkemece karar verildiğini, dosya arasına kazandırılan uzman görüşündeki ifadelerin muvazaanın ispatlanması için yeterli olduğunu, Mahkemece ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak hisse değerlerinin tespitine ilişkin yapılan incelemenin hatalı olduğunu, taraflarca haklı gerekçeleri ile itiraz edilen uzman görüşünün hükme esas alınarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle adil bir yargılanma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı … vekili İstinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın TBK’nin 19. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde İİK’nin 277. maddesi uyarınca tasarrufun iptali istemli olarak kabul edildiğini, davanın ticari nitelikte olduğunu, görevsiz mahkemece karar verildiğini, devrin 22/07/2015 tarihinde gerçek değeri üzerinden yapıldığını, aynı tarihte davalı …’in pay defterine “şirket ortağı” olarak kaydının yapıldığını, davacının alacağının 10/04/2018 tarihli mahkeme kararıyla belirlendiğini ve hükümle belirlenen alacağın 22/07/2015 tarihinde yapılan hisse devrinin alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığının kabul edilemeyeceğini, pay devrine ilişkin bedelin banka kanalı ile yapıldığını, Mahkemece yapılan ödemeye ilişkin değerlendirmenin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davanın kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, davanın kabulüne yeter dosyaya sunulan delil bulunmadığını, davacı lehine hükmedilen 7.300,00 TL vekâlet ücretinin davalılar için usulü kazanılmış hak oluşturduğunu, davacı yararına hükmedilen vekâlet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde ve özellikle borcun doğum tarihinin, takibe konu alacağın dayanağını teşkil eden davanın açıldığı ya da karara bağlandığı tarih değil davanın konusunu oluşturan haksız fiil niteliğindeki işlemin yapıldığı tarih olmasına, işbu davaya konu pay devrinin yapıldığı tarih ile bu devir için yapılan ödemelerin uyumlu bulunmamasına, davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin hesabında bir yanlışlık olmamasına, şirket hisse değerlerinin belirlenmesinin bedel farkına dayalı iptal yönünden önem arz etmesine ancak tasarrufun iptali davalarında tek bir nedene dayalı olarak iptal istense de mahkemece tüm iptal nedenlerinin değerlendirilmesinin yerleşmiş içtihatları gereği olmasına, takibin kesinleşmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına, satış sonrasında 3. kişi ile diğer davalılar arasında devam eden temsil ilişkisinin de hayatın olağan akışına aykırı bulunmasına, Mahkemece bilirkişi raporundaki maddi olguların karara esas alınmasında yasaya aykırı bir durum olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar … ve …’ın istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2.2004 sayılı İcra İflas Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin de aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

2) Davalı borçlu … ve davalı 3. Kişi … arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunması sebebi ile alınması gereken nispi harç tutarı olan 58.818,00 TL den alınan 15.558,88 TL lik miktar mahsup edildikten sonra bakiye 43.259,12 TL miktarın davalı … ve …’ten tahsiline müştereken ve müteselsilen karar verilmesi gerekirken ayrı ayrı harcın alınması yönünde karar verilmesi bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı … vekili ve davalı … vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2. ve 3. maddesinin karardan çıkartılarak yerine “Alınması gereken 58.818,00 TL’den, alınan 15.558,88 TL’lik miktar mahsup edildikten sonra bakiye 43.259,12 TL miktarın davalı … ve …’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının …’a ve …’e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.