YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13270
KARAR NO : 2022/13390
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle temyiz isteminin reddine dair 28/07/2022 tarihli ek kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacı şirketin davalı borçlu …’dan 18/01/2017 tarihli Faktoring Sözleşmesi gereğince alacaklı olduğunu, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün 2017/31442 sayılı dosyası ile 85.640,04 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin kesinleştiğini, davalı borçlu hakkında İİK’nun 105/2 maddesi gereğince geçici aciz vesikası alındığını, davalı borçlunun mernis adresinde 10/07/2018 tarihinde haciz yapıldığını ve haczi kabil mal tespit edilemediğini ancak icra takibi başlamadan yaklaşık üç ay önce adına kayıtlı Bursa, …, … Mahallesi, 5991 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda A blok, zemin kat, 3 nolu dairenin 16/06/2017 tarihinde davalı …’a devredildiğini, bu tasarrufun TBK’nun 19. ve İİK’nun 277. vd. maddesi gereğince iptale tabi olduğunu bildirerek, tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …; daha önce evin kendisine ait olduğunu, evi …’ye sattığını, daha sonra evi …’ın almış olduğunu, evde oturduğundan davalı …’dan satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın ipotekli olarak satılması ve davalı …’nin borçlu olarak satın aldığı taşınmazın borcunu ödeyemeyerek taşınmazın satıldığı hususu da dikkate alınarak İİK’nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu, davalılar arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir durum kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf talebinin Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01/06/2021 tarihli, 2018/273 Esas, 2021/230 sayılı kararında yasaya aykırı bir durum bulunmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine, karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince 28/07/2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesi gönderilen daire kararının, kesin olarak verilmiş olduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş, 28/07/2022 tarihli ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nun 362/1-g maddesi hükmü gereğince verilen kararların kesin olduğunun belirtilmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin 28/07/2022 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA, dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 31/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.