Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/13549 E. 2022/15690 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13549
KARAR NO : 2022/15690
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı Ticaret Bakanlığı vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 25.03.2015 gününde verilen dilekçe ile 5362 sayılı Kanun’un 50. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden düştüğünün tespitine ve aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince yönetim kurulunun görevine son verilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 08.07.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan Dairemizin 07.10.2020 tarihli 2020/2232 Esas ve 2020/3243 Karar sayılı ilamında “5362 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca davalı oda yönetim kurulu üyeleri, aynı Kanun’un 50/d maddesinde kendisine yüklenen asli görevi yerine getirmediğinden yönetim kurulu üyelerinin görevine son verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tarafların duruşma gününden haberdar olmalarına rağmen duruşmaya gelmemeleri ve herhangi bir mazeret bildirmemeleri nedeniyle HMK’nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süresi içerisinde de yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi (2004 yılı değişikliği öncesi) “Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye gönderir. O mahkeme, temyiz edenden 434’üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Dairemizin 07.10.2020 tarihli 2020/2232 Esas ve 2020/3243 Karar sayılı bozma ilamının taraflara tebliğ edildiği, karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine dava dosyasının mahkemenin 2020/296 sayılı esasına kaydedildiği ve yeni esas numarası üzerinden davacıya tebliğ edilmek üzere Uyap sistemi üzerinden tebligatın hazırlandığı, ancak tebliğ edildiğine dair mazbatanın dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca PTT sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da tebligatın kaydına rastlanılamamıştır. Dolayısıyla bozmadan sonraki duruşma gününün davacıya usulüne uygun tebliğinden söz edilemeyeceğinden HMK’nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Şu durumda mahkemece, 1086 sayılı HUMK’nın 429/2. maddesi gereğince, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkartılarak taraf teşkilinin sağlanması ve bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulması, bunun üzerine bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerekirken anılan kanun maddesine aykırı şekilde davacıya duruşma gün ve saati bildirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 28.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.