YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13660
KARAR NO : 2022/15501
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen 15.11.2020 tarih 2020/İHK-20021 sayılı kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; çift taraflı trafik kazasında davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının oğlunun vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; kazanın, sigortalı aracın servis ve bakım için tamirhaneye bırakıldığı esnada meydana geldiğinin tespit edilmesinden dolayı KTK’nın 104. maddesi gereği sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine … İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104/I. maddesinde, ” Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre aracın gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacıyla motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslere bırakılması halinde, teşebbüsün sahibi işleten gibi (farazi işleten) sorumlu tutulurken, aracın gerçek işleteni (trafikte aracın adına kayıtlı olduğu kişi) ise zarardan sorumlu tutulmamaktadır.
Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahiplerinin işleten gibi sorumlu tutulabilmeleri için, araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçmiş olması gerekir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre ayrı değerlendirilmelidir. Kısa süreli basit onarımlar gibi kesinlikten uzak, duraksamalı durumlarda, hâkimiyetin geçtiği kabul edilmemelidir. Zira motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmalarının nedeni, bunların motorlu araç üzerindeki fiili hâkimiyetin kesin olarak sahibi bulunmalarından kaynaklanmaktadır.
Dosya kapsamından; davalı …. tarafından aracın tamir amacıyla bırakıldığı sırada kazanın gerçekleştiği, bu nedenle kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmasında bulunulmuş, … tarafından da ; davalı … şirketine sigortalı araç sürücüsünün aynı zamanda tamirhane sahibi olduğu, araç sahibinin aracı servis bakım yapılması için tamirhaneye bıraktığı esnada araç sahibinin bilgisi dışında aracı kullandığı esnada kaza yaptığı yönünde davalı … şirketine sunulan yazılı belge bulunduğundan bahisle araç üzerindeki hakimiyetin tamirhane sahibine geçtiğinden bahisle davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak yukarıda detaylı anlatıldığı üzere 2918 sayılı KTK’nun 104. madde hükmü uyarınca tamircinin gerçek işleten (malik) yerine sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde bu yere, yani tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması ve davalı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre, dava dışı sürücünün beyanı dışında aracın tamirhaneye bırakıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gibi, yazılı beyanda bulunan sürücü Ceyhün Balkaya’nın tamirhane sahibi olup olmadığı da belli değildir. Bu durumda İitraz Hakem Heyetince sigortalı aracın kaza tarihinde tamirhaneye bırakılıp bırakılmadığı, bırakıldı ise hangi tamirhaneye bırakıldığı ,uzun süreli tamir için bırakılıp bırakılmadığı, tamirhane sahibi ile sürücünün aynı kişi olup olmadığı, bu suretle 2918 sayılı KTK’nun 104. maddesi kapsamında araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçip geçmediği yönünde araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.