YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13763
KARAR NO : 2023/1770
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/500-2015/218
HÜKÜM/KARAR : Red/Bozma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı … vekili
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2018/5465 Esas, 2020/3970 Karar sayılı ilamıyla kararın Bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1. Davalı … vekilinin, Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan diğer karar düzeltme istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemenin, aciz belgesinin sunulmadığından davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 17. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 25.06.2020 tarih 2018/5465 Esas 2020/3970 Karar sayılı ilamı ile
“.. Mahkeme gerekçesinde, her ne kadar davalı borçlu … hakkında … İcra Müdürlüğünün 2011/602 sayılı dosyası ve buna bağlı olarak …2. İcra Müdürlüğünün 2012/3 Talimat sayılı dosyasından çıkılan hacze ilişkin tutanak dikkate alınarak geçici aciz vesikasından söz edilemeyeceğinden bahsedilmişse de yukarıda bahsi geçen icra dosyasının alacaklısı … adlı şahıs olup davaya dayanak yapılan … 7. İcra Müdürlüğünün 2011/6015 sayılı dosyasındaki davacı alacaklı … İnş. Doğalgaz Med. Tar. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. ile bir ilgisi yoktur. Diğer bir deyişle, mahkeme tarafından dava şartı olan aciz belgesi, dava dışı başka bir alacaklının davalı borçlu hakkında yaptığı başka bir takipte değerlendirilmeye alınarak karara bağlanmıştır.
Bununla birlikte, davacı alacaklı … İnş. Doğalgaz Med. Tar. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından davalı borçlu hakkında yapılan takibe ilişkin … 3. İcra Müdürlüğünün 2015/75 Talimat dosyasından çıkılan 24.04.2015 tarihindeki haciz, borçlunun bilinen en son mernis adresi olmakla birlikte Dairemiz tarafından yapılan Uyap araştırması sonucu borçluya ilişkin nüfus kayıtlarını incelediğimizde, haciz tutanağında “isminin Ayfer Olcay olduğunu, borçlu …’ı tanımadığını ve kimliğini kaybettiğini” beyanında söyleyen şahsın, aslında borçlu ile müşterek “Havza Nur” ile “Ravza Nur” isimleri ikiz kızlarının bulunduğu ve borçluyu tanıdığı ortaya çıkmaktadır. Hal böyle olunca gerek adresin borçluya ait mernis adresi olması gerekse evin gezilerek haczi kabil mala rastlanılmaması sonucu hacze ilişkin bu tutanağın İİK 105/2 maddesinde belirtilen geçici aciz vesikası hükmünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı borçlunun aciz halinin kabul edilip işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde aciz belgesinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Kabule göre de, dava ön koşul yokluğundan red edildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur. ..” gerekçesi ile bozulmuştur.
Dosya içerisindeki belgelere, UYAP kayıtlarındaki bilgilere göre davalı borçlu …’ın mernis adresinin ” Şirinevler Mah. 69045 nolu Sokak No:3 Şehitkamil /…” adresi olduğu, bozma ilamına esas alınan 24.04.2015 tarihli haczin adres bilgileri olmamakla birlikte …’ da yapıldığı, hacze dayanılarak verilen 28.08.2015 tarihli aciz belgesinin … 7. İcra Müdürlüğünün 2011/6015 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, karara esas alınması yerinde olmamakla birlikte, borçlu hakkında aciz belgesi alınmamış, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyor, hakkında bir çok takip bulunuyorsa bu takdirde borçlunun aciz hali gerçekleşmiş sayılır. (YHGK.02.03.2005, 2005/15-100-119 K.) Somut olayda da, borçlunun bilinen adreslerine hacze gidildiğinde bulunamadığı, mernis adresine çıkartılan tebligatların borçlunun adresten ayrılması nedeni ile tebliğ edilemediği, borca yetecek taşınır ve taşınmaz mal kaydı olmadığı anlaşıldığından, borçlunun aciz halinin varlığının kabulü gerekir. Bu durumda davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile, bozma ilamının gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
KARAR
1. Davalı … vekilinin, daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan diğer karar düzeltme istemlerinin yerinde olmadığından REDDİNE,
2. Diğer karar düzelteme isteklerinin isteklerinin kısmen kabulü ile Yargıtay 17. Hukuk (Kapatılan) Dairesinin 25.06.2020 tarih 2018/5465 Esas 2020/3970 Karar sayılı ilamının gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilmesine,
Aşağıda yazılı red harcının karar düzeltme isteyen davalı …’a yükletilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.