YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13997
KARAR NO : 2022/17339
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı Ziraat Bankası A.Ş. vekili Av. … tarafından, davalı … ve … aleyhine 09.11.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen 23.02.2022 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dairemizin 15.02.2012 gün, 2010/14362 E- 2012/2191 K sayılı ilamı ile “…İtirazın iptali davası bir eda davasıdır. Mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında yapılacak tahkikat sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Davalının sanık olarak yargılandığı ceza davasının işbu dava yönünden bekletici mesele yapılması, mahkemenin takdirinde olan bir husustur ki, bu dosya ile ilgili bir sorundur. Şu durumda mahkemece, davanın esası hakkında yapılacak tahkikat sonucuna göre karar verilmek, gerekiyor ise ceza davasının sonucu beklenilmesine karar verilip kesinleşecek ceza kararının sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar, davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olmasına, yargılamanın davalıların sıfatı gözetilerek Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yapılmış olmasına ve dosyanın bozmadan geçmiş olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında “İş Mahkemesi Sıfatıyla” yazılmış olmasının mahallinde düzeltilebilecek bir maddi hata olduğu kabul edilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalılardan …’in temyiz itirazlarına gelince:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 315. maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davacı ile davalılardan … arasında imzalanan 15.01.2019 tarihli sulh sözleşmesi ile tarafların sulh olduğu, mahkemece sulh sözleşmesinin onanmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmakla; sulh sözleşmesi tarafların kabulünde olup mahkemece sulh sözleşmesinin aynen onanmasına karar verildiği halde “davalı … yönünden 156.346,68 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmak kaydıyla takibin devamına” şeklinde sulh hükmü ile çelişir şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılardan … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 20.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.