YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1423
KARAR NO : 2023/5708
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/23 E., 2022/22 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-38332
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne / İtirazın Reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/141055
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan 12.06.2014 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını, davalı tarafça yetersiz ödeme yapıldığını, artan maluliyet nedeniyle yapılan bu ödemelerin gerçek zararı karşılamadığın belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 128.155,36 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı uyuşmazlığa ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, maluliyet ve kusuru kabul etmediklerini, davadan önce yapılan ödeme sonucu imzalanan ibraname ile sorumluluklarının son bulduğunu, aynı uyuşmazlığa ilişkin yapılan başvurunun sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.01.2021 tarihli ibraname ve feragatname ile başvuruya konu edilen talep hakkında feragat edildiği, sözü geçen ibranamede başkaca tazminat talebinde bulunulmayacağının belirtildiği, tek taraflı usul işlemi olan feragat söz konusu olduğundan başvuru konusu talep yönünden istemin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkilinin %19 maluliyetine ilişkin olarak sulh olunduğunu maluliyetin %51 olarak arttığını, doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceğini, hakem heyetinin feragat olarak nitelendirdiği sulh beyanının içeriğinde %19 maluliyete ilişkin sulh olunduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuran vekilinin itirazını davalı tarafla sulh olunduktan sonra maluliyette artış olduğuna dayandırdığı ve buna ilişkin maluliyet raporu sunduğu, yapılan itiraz üzerine başvuranın maluliyetinde bir artış olup olmadığı, artış varsa uyuşmazlık konusu kaza ile uygun illiyet bağının olup olmadığı, uygun illiyet bağının tespit edilmesi durumunda maluliyet oranının kalıcı olup olmadığının ve oranının tespiti için, ikametgahına en yakın bir üniversite hastanesinden alınan ve davacı tarafından dosyaya sunulan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 03.12.2021 tarihli raporunda çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48 olarak tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre tazminat hesaplaması doğrultusunda başvurunun kabulü ile 128.155,36 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 21.04.2021 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline karşı başvuru konusu olay ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2020.E.126616 sayılı başvuruda sonrasında …’ın uğramış olduğu iş göremezlik zararı 52.445,00 TL olarak tespit edildiği, ferileri ile birlikte toplam 60.045,00 TL’nin 26.01.2021 tarihinde başvuru sahibi vekiline bizzat ödendiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumlulukları ile ilgili olarak açtığı açacağı davalardan ve fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde gayrı kabili rücu olmak üzere ve kesin şekilde ibra edildiğini, karşılıklı feragat beyanında bulunulduğunu, maluliyet oranı, kusur oranı ve zarar miktarı konusunda başvuru sahibi ile mutabık kalarak zararını tazmin etmiş olduğundan ve de başvuru sahibinin müvekkil şirketi tamamen ibra etmiş olması sebebiyle müvekkil şirket hakkındaki başvurunun reddi gerektiğini, belirtilen sebeplerle kesin hüküm itirazının kabulü ile ve başvuranın sürekli, geçici iş göremezlik ve bakım gideri zararı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi durumda davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının artmadığını, maluliyet oranının yüksek çıkma sebebinin tarvmatik stres bozukluğu olduğunu, “Postravmatik stres sendromu” ilgili yönetmelik ekinde “geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar” kısmında yer alıp, sürekli maluliyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, tarifeye göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 177 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, davaya konu trafik kazası 12.06.2014 tarihinde meydana geldiği, davacının eldeki başvurudan evvel Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunduğu, yapılan tahkim yargılaması sırasında davalı … ile aralarında 22.01.2022 tarihli ibraname/feragatname/makbuz başlıklı belge imzalandığı, anlaşma metninde belirlenen 58.756,86 TL tutarındaki tazminat miktarı da davacının belirttiği banka hesap numarasına ödendiği, davacı vekilince davalı tarafla sulh olunduğunu bildiren dilekçe sunulması üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ardından davacı tarafça maluliyet oranının %51 olarak tespit edilen 01.04.2021 tarihli maluliyet raporu sunularak artan maluliyet iddiası ile eldeki başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar eldeki başvuruda İtiraz Hakem Heyetince davalı … tarafından %19 maluliyete göre ödeme yapıldığı, başvuru esnasında sunulan raporda ise davacının maluliyetinin % 51 oranında olduğu, aradaki farkın artan oradan kaynaklandığı kabulü ile başvurunun kabulüne dair hüküm tesis edilmiş ise de 22.01.2022 tarihli anlaşma metnine herhangi bir şerh düşülmemiş, anlaşmada mutabık kalınan tazminat miktarı başvuru sahibinin banka hesabına ödenmiş ve edim yerine getirilmiştir. Bu kapsamda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 23.01.2021 tarihli K-2021/22872 numaralı kararı ile tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği açıktır. Yine söz konusu trafik kazası sonucu davacıda oluşan malûliyetin tespitine yönelik olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 01.04.2021 tarihli adli bilirkişi kurulu raporu içeriğinde davacıda oluşan maluliyetin zamanla gelişen ve artan bir durum olduğuna dair açıklama da mevcut değildir. Açıklanan bu yönler birlikte gözetildiğinde başvurunun reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi