Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1426 E. 2023/6623 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1426
KARAR NO : 2023/6623
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

1
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/996 E., 2021/995 K.
SAYISI : 2021/İHK-41771
HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının reddine/Davalının itirazının kısmen kabulüne Davanın kısmen kabulüne
SAYISI : K-2021/126755

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 02.10.2015 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanıp malul kaldığını ve bakım ihtiyacının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf, 11.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava değerini, 138.495,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.500,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 139.995,91 TL olarak artırmış; 21.10.2021 tarihinde sunulan ıslah dilekçesiyle taleplerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 288.499,19 TL ve geçici iş göremezlik yönünden 1.500,81 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. … KARARI
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf sürücüsünün tam kusuru üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulama yöntemine göre usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 138.495,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.500,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 139.995,91 TL tazminatın 18.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının doktor olarak görev yaptığını, tazminat hesaplamasında davacının gelirinin asgari ücret üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu, sunulan bordrolara göre yeniden hesaplama yapılması ve 21.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yönünden vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5’i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
…’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet ücretine ilişkin hükümlerde isabetsizlik bulunmadığı ve hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, bununla birlikte davanın kısmi dava olarak açıldığı ve davacı tarafından ikinci kez sunulan ıslah dilekçesinin dikkate alınamayacağı, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin itirazlarının reddine, davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 138.495,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine ve davacı lehine 17.107,03 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
…’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının doktor olarak görev yaptığını ve gelirinin asgari ücret üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu, sunulan bordrolara göre yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve ıslah dilekçesine göre hüküm kurulması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması ve en az %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplama yönteminin ve vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirterek … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, başvurunun usule uygun olmasına, maluliyet tespitinin uygun bulunmasına, kusur belirlemesinin isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a- Davacının bedensel zararı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle davacının gelirinin doğru saptanması gerekir.
Somut olayda; davacının devlet hastanesinde doktor olarak çalıştığı, aktüer bilirkişi raporuna göre davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu hesaplamaya göre hüküm kurulduğu, davacı tarafın … kararına karşı itirazında davacı doktorun gelirinin asgari ücretten fazla olduğu belirterek maaş bordrolarının ibraz ettiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine ve davalı tarafın itirazının kabulü ile davacının geçici iş göremezlik talebinin de reddine karar verildiği görülmekle İtiraz Hakem Heyetince davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve varılan bu sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının devlet hastanesinde doktor olarak çalıştığı, maaş bordroları ve aldığı ek ücretlerin de dikkate alınması suretiyle davacının gerçek gelirinin belirlenmesi ile buna göre sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplaması, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de davacının karşılanmayan zararının araştırılarak hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

b-6100 sayılı HMK’nın 107 nci maddesinin birinci fıkrasında “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” şeklinde düzenleme yapılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosya kapsamına göre davacı tarafın başvuru dilekçesinde, açıkça HMK’nın 107 nci maddesi gereği belirsiz alacak istemli dava açtığının belirtildiği, 11.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava değerinin, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 138.495,10 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 1.500,81 TL olmak üzere toplam 139.995,91 TL olarak artırıldığı, 21.10.2021 tarihinde sunulan ıslah dilekçesiyle davanın, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 288.499,19 TL ve geçici iş göremezlik yönünden 1.500,81 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL olarak ıslah edildiği, … tarafından davanın kısmi dava olarak açıldığı ve 21.10.2021 tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olduğundan dikkate alınamayacağı gerekçesiyle 11.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

İtiraz Hakem Heyetince, davanın HMK’nın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığı 11/08/2021 tarihli dilekçenin miktar belirleme dilekçesi olduğu, anılan dilekçesinde haklarını saklı tuttuğu ve bu aşamadan sonra belirli hale gelen davasını ıslah edebileceği göz önünde bulundurulup davacı vekilinin 21.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. … kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sigorta tahkim yargılamasında davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi’nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarife’nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarife’ye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi davalı yararına bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün; (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının davacı yararına, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karşılaştırdı.
HŞC SA

1