YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14280
KARAR NO : 2022/16271
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davalılardan … ve … aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.04.2022 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 23.10.2018 gün 2016/5565 E. 2018/6476 K. sayılı ilamında; “…Dosya kapsamından, davalı …’ün … PTT Merkezi’nde müdür olarak görev yapmakta iken 20/05/2008 tarihinde emekliye ayrıldığı, davalı …’nin 22/05/2008 tarihinde müdür vekili olarak göreve başladığı, kasa şefi olarak görev yapan …’ın ise 22-23/05/2008 tarihlerinde mazeret izninde olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı veznedar … tarafından 111.244,31 TL zimmete geçirilmiş, adı geçen hakkında zimmet, davalı … hakkında denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma suçlarından kamu davası açılmıştır. Dava dışı … hakkında verilen mahkûmiyet hükmü onanmış, davalı … hakkında verilen beraat hükmü ise; davalının göreve başladığı tarihte ve takip eden günde kasa sayımı yapmadığı, bu suretle denetim görevini ihmal ederek dava dışı veznedarın zimmet suçunu işlemesine imkan sağladığı gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak davalının mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Zimmet eyleminin gerçekleştirildiği belirtilen tarihlerde dava dışı veznedar ile birlikte kasadan sorumlu olan şefin izinli olduğu, davalı …’nin ise müdür vekilliğine atanarak 22/05/2008 tarihinde görevine yeni başlamış olduğu anlaşılmaktadır. Davalının, dava dışı veznedarın haksız eylemine katıldığına dair bir iddia bulunmamaktadır. Zimmet eylemini gerçekleştiren ve zarardan asıl sorumlu olan dava dışı veznedar olup davalının sorumluluğuna gidilmesinin nedeni denetim görevini ihmal etmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Olayın meydana geldiği tarihlerdeki PTT merkezinin mevcut durumu düşünüldüğünde, davalının tazminatın tümünden sorumlu tutulması hakkaniyete uygun değildir. Şu halde Mahkemece, belirtilen bu hususlar dikkate alınarak tazminat miktarından “önemli oranda” bir indirim yapılması gerekirken, bu yön gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan, davacı kurum vekili tarafından Fatih 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7183 esas sayılı dosyası üzerinden dava dışı … hakkında, davaya konu kurum zararının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/255 esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı belirtilmiştir. Dava dışı … ile davalı …’nin davacıya karşı kurum zararından (davalı yönünden sorumlu tutulacağı miktarla sınırlı olmak kaydıyla) müteselsil sorumlukları bulunduğundan, tahsilde tekerrür hususu da gözetilerek hüküm kurulmalıdır.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davalılardan … ve … aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna ve aşağıda dökümü yazılı 3,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.