YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14481
KARAR NO : 2023/2237
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/9 E- 2021/421 K
HÜKÜM/KARAR : Kabulüne
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 gün, 2016/4710 E, 2019/4470 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; …’nın borçlu …’den alacağı nedeniyle Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2010/12335 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 26.10.2010 tarihinde ipoteğin alacağa çevrilmesine ilişkin icra takibi başlattığını, borçlu adına kayıtlı Aydın İli, Didim İlçesi, Didim Mah. … mevkii, … ada … parselde kayıtlı 1. Kat 4 numaralı bağımsız bölüm gayrimenkulün 55.000,00 TL bedelle müvekkili tarafından dosyadaki alacağına karşılık olarak satın alındığını, ipotekli satış bedelinin dosya alacağını karşılaması nedeniyle ipoteğe dayalı icra tabine devam edilemediğinden kesin rehin açığı belgesi alınarak Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2013/9928 Esas sayılı dosyasında tekrar icra takibine başlandığını, ancak davalı adına taşınır ve taşınmaz mal ile banka mevduatının bulunmadığını bu nedenle alacaklarının tahsil edilemediğini, davalı …’in S.S. … Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı Didim İlçesi, Didim Mah. … mevkii, 867 ada 1 parsede kayıtlı tripleks mesken nitelikli taşınmaz ferdileşme üzerine 12.08.2008 tarihinde borçlu … adına kaydedildiğini, …’in aynı gün 12.08.2008 tarihinde taşınmazı mal kaçırmak amacıyla davalı … üzerine 57.000,00 TL bedelle satış göstererek devrettiğini, …’ın ise 17 gün sonra 58.000,00 TL satış bedeli göstererek taşınmazı …’in damadı …’a devrettiğini, yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu bu nedenle davalarının kabulü ile davalılar arasında yapılan işlemlerin iptaline, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde dava türünü iptal olarak nitelemesinin ardından davayı borçlar kanununa dayandırmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın yasal zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirilmesinden sonra açıldığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini, yine dava açıldığından esas miktarı üzerinden harcın yatırılmadığını davacı tarafa eksik harcı ikmal etmesi için kesin süre verilmesini, davacı tarafın kesin sürede eksik harcı ikmal etmediği takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı …’in dava konusu taşınmazı diğer davalı …’e 2008 yılında sattığını ve buna ilişkin noter belgesi düzenlediğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddine karar verilmesini yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçedinde; davacının davasının yasal süresi içerisinde açmadığını bu nedenle davanın yasal süresi içinde açılmadığından usulden reddine karar verilmesini, yine davacı tarafın davasının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin davacı ile davalı … arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini, bu durumdan hakkında dava açıldıktan sonra haberdar olduğunu, yine davacının ve bankanın kötü niyetli olduğunu, bankanın alacağı kişiye temlik ettiğini, bankanın devletçe koruma altında olmasına rağmen ve bu hakların şahıslarca kullanılamayacağını bilmesine rağmen ipoteği davacıya temlik ettiğini, dava konusu taşınmazın 78.000,00 TL bedelle diğer davalı …’a satıldığını, ancak harçların daha düşük olması için tapu da 58.000,00 TL bedel gösterildiğini, gerçek satış bedeli olan 78.000,00 TL bedelin maliyece tespit edilmesi sonrası müvekkilinin vergi 01.12.2013 tarihinde vergi dairesine 627,75 TL eksik tapu harcı ve vergi zıyai cezasi ve gecikme faizi ödediğini bu nedenle müvekkiline açılan haksız ve yersiz davanın reddini, yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
3. Davalı …’in cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu taşınmazı 2008 yılında noter huzurunda diğer davalı …’a sattığını, kooperatifte ferdileşme 2008 yılında olduğundan resmi işlemlerin ferdileşmenin olduğu gün gerçekleştiğini, yapılan işlemlerde usulsüzlük olmadığını, yine damadıyla görüşmediğini ve ilgili taşınmazı damadının kredi çekerek almış olduğunu öğrendiğini bu nedenlerde davanın reddini, yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2015 tarih ve 2013/435 E., 2015/134 K. sayılı kararı ile “…tarafların ayrı ayrı bildirmiş oldukları tanıkların dinlendiği, banka kayıtları, tapu kayıtları ile yargılama esnasında yapılan keşifle dava konusu taşınmazın rayiç değer hesabı sonrası dava konusu taşınmazın satış bedellerinin güncel değerler üzerinden yapılmış olduğu tespit edilmekle birlikte davalı …’ın dava konusu taşınmazın alış bedeli için bankadan kredi çektiğine ilişkin iddiası üzerine dosyamız arasına alınan banka kayıtlarından ve dinlenen tanık beyanlarından davalı …’ın dava konusu taşınmazı satın almak için kredi kullanmış olduğunun anlaşılmış olduğu, davacı taraf her ne kadar muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil talebinde bulunmuşsa da dava konusu taşınmazın muvaazalı satıldığına ilişkin iddialarını ispatlayamamış olduğu, ispat yükünün muvazaayı ileri süren davacıda olduğu anlaşılmakla davacı tarafın ispatlanamayan davasının reddine ” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli, 2016/4710 E- 2019/4470 Karar sayılı ilamı ile; “…..dosya içeriğinden davalı borçlunun cevap dilekçesinde davalı …’a olan borcu sebebi ile dava konusu gayrımenkulü devrettiği, davalı …’ın cevap dilekçesinde de borçluya verdiği ödünç para karşılığı söz konusu evi devraldığı, davalı tanığı …’ın ifadesine göre de kardeşi olan davalı …’a olan borcun ödenmesi gayesi ile dava konusu evin davalı borçlu tarafından devrinin yapıldığı beyan edilmiştir.
Yine dava konusu gayrımenkulün elektrik ve su faturalarının incelenmesi neticesinde 2014 tarihinden bugüne aboneliklerin davalı borçlu adına kayıtlı olduğu, yeni maliklerin abonelikleri üzerlerine de almadığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlunun, 3. kişinin ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı 3. kişinin ve davalı borçlunun damadı olan davalı 4. kişi …’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne, İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının dava konusu tasarruf üzerinde haciz ve satışını isteyebilmesine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.07.2021 tarih, 2021/9 E., 2021/421 K sayılı uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, ,davanın kabulüne, Aydın ili Didim ilçesi Didim Mah. … Mevkii … ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından davalı …’a, onun tarafından da diğer davalı …’a yapılan satış tasarrufunun iptaline, davacıya Aydın 2. İcra Dairesinin 2010/12335 Esas ve 2013/9928 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, davanın BK 19 a göre açıldığı kabul edilmişse de ileri sürülüşe göre dava tasarrufun iptali davasıdır, iş bu dava zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi olduğu, müvekkilin iyi niyetli 4. Kişi olduğunu, dava konusu gayrımenkulü bankadan çekilen kredi ile satın aldığı beyan edilerek kararıın bozulması talep edilmiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarının olduğu, dava konusu gayrımenkulün bedelini ödeyerek satın aldığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. Maddesinde düzenlenen muvazaa hükümleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı … vekilinin ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava Borçlar Kanunu’nun 19 maddesine dayalı muvazaa hukuksal sebebine dayalı gayrımenkul devir işleminin iptali istemine ilişkindir. Bu davalarda amacın alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1,2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazın davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya sadece “Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9928 sayılı” dosyasındaki alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken, hükümde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası olan Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12335 sayılı icra dosyası yönünden de tahsil yetkisi verilmesi doğru değil resen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1 inci bendinde yer alan “ ve Aydın 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12335 Esas ” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar … ve …’a iadesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.