Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14713 E. 2023/2622 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14713
KARAR NO : 2023/2622
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
ve … vekili

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.02.2017 tarihli ve 2014/22339 Esas, 2017/1803 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine bu kez, talep kabul edilerek anılan dairenini 25.12.2018 tarihli 2017/5083 Esas, 2018/12709 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı davacı vekili, davalılar …, …, … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular … ve … hakkında yapılan takiplerin semeresiz kaldığını, borçluların alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını, davalı … davalı …’ya, davalı … Yaprakçı ise davalı …’ya sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.04.2014 tarihli ve 2006/470 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararıyla; davalı … yönünden davanın feragat nedeni ile, davalı … Yaprakçı hakkındaki davanın aciz belgesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2014/22339 Esas, 2017/1803 Karar sayılı ilâmı ile onanmıştır. Onama ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Anılan daire 25.12.2018 tarihli ve 2017/5083 Esas, 2018/12709 Karar sayılı ile
“…
Borçlu…ın adreslerinde 26.04.2005 ve 07.07.2005 tarihlerinde haciz yapılmış ve borçlu bulunamamıştır. Dosya içeğinden adına kayıtlı 1421 ve 33 parsel nolu iki taşınmazın olduğu 1421 parsel nolu taşınmazın 20.01.2014 tarihli kıymet takdir raporuna göre 55.300,00 TL değerinde olduğu bu miktarın borcun ulaştığı değer itibari ile borcu karşılamaya yetmediği, 33 nolu parsellin borçlunun babasından kaldığı bir değer tesbitinin yapılmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece, borçlu …ın babasına ait verasat belgesi getirtilip taşınmazdaki hisse miktarı belirlenerek gerekirse mahallinde değer tesbiti yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Diğer borçlu Yusuf hakkındaki davadan feragat edildiği gibi her borçlu yönünden aciz halinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden anılan borçluya ait mal varlığı borçlu Abdurrahman yönünden bir anlam ifade etmeyecektir.
Bu halde, Dairemizin onama kararı maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığından, bu kararın kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı … ve … hakkındaki karar kesinleştiğinden, hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalılar … ve oğlu … arasındaki tasarrufun iptali ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar …, …, … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 3237 ada 86 parselle ilgili tasarrufun iptalini , ıslah dilekçesi ile davaya dahil ettiklerini, bu konuda karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar …, …, … vekili, davanın süresinde açılmadığını, alacağın gerçek olmadığını, bono tanzim tarihi 2002 olmakla birlikte, davacı alacaklının 2004 yılında doğduğunu belirttiğinden, kararın hatalı olduğunu, bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanun’un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalılar …, …, … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar …, …, …’ya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.