Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14774 E. 2023/4645 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14774
KARAR NO : 2023/4645
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/341 E., 2017/12 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili motosiklet sürücüsü …’a davalı …’in idaresindeki davalı … şirketine trafik sigortalı aracın çarptığını, kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını belirterek maddi tazminat yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak ve davalı … sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla olayın vukuu bulduğu 20.08.2010 tarihinden itibaren 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi zarara ilişkin taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı içersinde kaldığından sigorta şirketinden talep edilebileceğini, davacının çalışamama durumunun ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı araç sürücüsüne ait kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının geliri için afaki değerler belirttiğini, davacının malul kaldığının tespiti halinde yapılacak hesaplamaya resmi belgelerin esas alınması gerktiğini, tespit edilemezse asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, davacının maluliyet oranının tespiti gerektiğini, 6111 sayılı Kanun gereğince davacının tedavi, iş göremezlik ve bakıcı giderleri için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapması gerektiğini, davacının dava öncesi şirkete başvuru yapmadığını, sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.10.2013 tarihli ve 2011/267 Esas, 2013/314 Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.264,85 TL kazanç kaybı, 228,00 TL tedavi giderleri ve 313,50 TL tamir masrafları olmak üzere toplam 2.806,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.02.2016 tarihli ve 2016/1186 Esas, 2016/1872 Karar sayılı kararı ile; “Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararında, manevi tazminata ilişkin taleplerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verildiği belirtilirken gerekçeli kararında ise sigorta şirketi hariç davalı … ‘dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle kısa karar hüküm fıkrası ile gerekçeli karar hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulduğu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.01.2017 tarihli ve 2016/341 Esas, 2017/12 Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.264,85 TL kazanç kaybı, 228,00 TL tedavi giderleri ve 313,50 TL tamir masrafları olmak üzere toplam 2.806,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyizi dilekçesinde; aleyhine maddi ve manevi tazminat hükmedilmesinin usul yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca manevi zarar tazminin adalete uygun olması gerektiğini, davacının çok ağır yarlandığını iddia edilse de bir günde taburcu olduğunu, bu nedenle istenen manevi tazminat miktarının da sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, maddi zararların sigorta kapsamı içinde kalması nedeni ile sigortacıdan talep edilebileceğini, tedavi masraflarının da trafik sigortasından karşılanacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve yol gideri, araç hasar tazminatı kazanç kaybı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51, 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı …’nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı …’ya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.