YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1482
KARAR NO : 2022/8662
KARAR TARİHİ : 13.06.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 11/04/2019 tarih ve 2016/11094 Esas, 2019/4623 Karar sayılı bozma ilamında; “…Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre, sürücü tam kusurlu olup kazanın fazla yolcu taşımadan dolayı sürücünün doğru ve güvenli sürüş imkanını ortadan kaldırması kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğu belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de, aracın ruhsat bilgilerine göre, aracın koltuk sayısının sürücü dahil beş olduğu gözönüne alınarak ve araçta bulunan kişilerin kimlik bilgilerine göre nüfus kayıtları getirtilerek yaşları belirlendikten sonra istiap haddine etkisi üzerinde durulup kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından meydana gelip gelmediğinin, istiap haddi aşılması dışında başka etkenlerin de kazaya sebebiyet verip vermediği yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir…” hususlarına değinilerek sair temyiz itirazları incelenmemiş olup hüküm davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığı, davacıya rücu imkanı verecek teminat kapsamına girmeyen başkaca bir sebep de bulunmadığı ATK raporundan anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/4 maddesinde “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup karar tarihindeki AAÜT’nin 13/4. maddesi gereğince davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükümdeki “23.542,67” rakamının çıkarılarak yerine “4.080,00” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.