Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1484 E. 2022/13139 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1484
KARAR NO : 2022/13139
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde; verilen karara yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı … Genel Müdürlüğü vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, Müvekkillerinin murisi müteveffa …’in 13.02.2007 günü davalı sürücü … sevk ve idaresindeki resmi arazi taşıtının çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere … için 1.000,00 TL maddi, … için 1.000,00 TL maddi, … için 1.000,00 TL maddi, … için 1.000,00 TL maddi, … için 1.000,00 TL maddi ve … için 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminat ve … için 50.000,00 TL manevi, … için 20.000,00 TL manevi, … için 20.000,00 TL manevi, … için 20.000,00 TL manevi, … için 20.000,00 TL manevi ve … için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 156.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın sigorta şirketine yönelik asgari teminat tutarının üst limiti dikkate alınarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, maddi tazminat yönünden; davacı … için açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.352,35 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 13.02.2007 tarihinden, davalı … açısından dava tarihi olan 07.02.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine, davacı … için açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 24.288,89 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 13.02.2007 tarihinden, davalı … açısından dava tarihi olan 07.02.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine, diğer davacılar …, Songül Kayadelen, … ve … destekten yararlanma yaşları geçtikleri için maddi tazminat taleplerinin reddine; manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; … için 5.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den ve davalı … Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak olay tarihi olan 13.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara verilmesine karar verilmiş, karar davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı … Genel Müdürlüğü vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı … Genel Müdürlüğü vekilinin ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.01.2020 tarih ve 2017/65 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın maddi tazminat yönünden; davacı … için açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 2.352,35 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 13.02.2007 tarihinden, davalı … açısından dava tarihi olan 07.02.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı bırakılmasına, davacı … için açılan maddi tazminat davasının kabulü ile; 26.641,24 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 13.02.2007 tarihinden, davalı … açısından dava tarihi olan 07.02.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı bırakılmasına; diğer davacılar …, Songül Kayadelen, … ve … destekten yararlanma yaşları geçtikleri için maddi tazminat taleplerinin reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’den ve davalı … Genel Müdürlüğün’den müştereken ve müteselsilen alınarak olay tarihi olan 13.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dır.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacı … için hükmedilen tazminat yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı … vekilinin adı geçen davacıya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Davaya konu trafik kazası iki taraflı olup kaza davacıların murisinin kullandığı bisiklet ile davalıya zorunlu trafik sigortalı araç arasında meydana gelmiştir. Davaya konu kaza ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve Bölge Adliye Mahkemesince oluşa uygun bulunan kusur raporuna göre davacılar desteği %75 oranında kusurlu bulunmuş, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın sürücüsü %25 oranında kusurlu bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince kusur oranında hüküm kurulmuş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince ölenin kusurunun mahiyeti gereği davacıların talep ettiği destek tazminatı miktarına etkili olmadığı şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle kusur indirimi yapılmadan tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı, sigortalı aracın kusuru oranında belirlenecek tazminattan sorumlu olacaktır. 01.06.2015 tarihi öncesi dönem için işletilme halinde olan motorlu aracın destek sürücü ve işletenin kusuru destekten yoksun kalan ve 3. kişi kabul edilen davacılara yükletilemez ise de somut olayda destek motorlu araç sürücüsü yada işleteni olmadığından (bisiklet sürücüsü) dolayısıyla işleten veya …’nin sorumlu olması gibi bir durum olmadığından karşı araç sürücüsü/işleteni/zmssnin kusurları oranında sorumlu tutulması gerekir .
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu dikkate alınarak fazlaya dair hakları saklı tutularak karar verildiği belirtilmiş ise de yukarıda bahsedildiği üzere bu kabul doğru değildir.
4-Yine; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 24.04.2018 tarihli aktüerya raporunda, PMF ve prograsif rant yöntemi esas alınmak suretiyle davacı … ve …’e pay ayırmak sureti ile Meryem için 97.155.56 TL , … için 5.409.40 TL hesaplanmış mahkemece kusur oranı dikkate alınarak Meryem için 24.288.89 TL, … için 1.352.35 TL ye hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince alınan, 23.11.2021 tarihli hesap bilirkişisi raporunda ise bu kez güncel veriler esas alınmış, TRH ve progresif rant yöntemine göre desteğin anne ve babasına pay ayrılmak sureti ile hesaplama yapılmıştır.
Öyleyse; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 24.04.2018 tarihli rapordaki veriler esas alınarak ancak, anne ve babanın pay oranları da dikkate alınmak suretiyle hesaplanan tazminat miktarından kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
5-6100 sayılı HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 03.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı … yönünden 25.288.89 TL tazminat talep edilmesine rağmen davacı yararına talebi aşacak şekilde 26.641.24 TL tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı … vekilinin davacı … yönünden temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3), (4) ve (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bölge Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.