YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14965
KARAR NO : 2023/550
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/34 Esas – 2012/85 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası sonucu mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … isimli firmanın yetkilisi olan davalının firmaya ait su tankerleri için davacı İSKİ’den alması gereken sanayi suyu taşıma izin belgesini almadan sanayi suyu taşıma işi yapması nedeniyle davalıya ceza tahakkuk ettirildiğini, cezanın davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresinde ödenmediğini, süresinde ödenmeyen cezanın bu kez %100 artırılarak tahakkuk ettirildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesi gerektiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; öncelikle görev yönünden davanın reddi gerektiğini, davanın haksız olduğunu, dava konusu cezadan sorumlu olmadığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece 14.09.2005 tarihli 2004/213 Esas, 2005/709 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 03.11.2009 tarihli, 2008/6473 Esas ve 2009/ 4903 Karar sayılı kararı ile “…davalının bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerektiği, mahkemece yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, sanayi suyu taşıma izin belgesi almaksızın sanayi suyu taşıdığı belirlenen tankerler yönünden ceza uygulanabilmesi için tankerlerin davalı taraf adına kayıtlı olmasının ve yine % 100 artırımlı cezanın uygulanabilmesi için de 1 ay süreli ihtarnamenin tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, ancak mahkemece araç kayıtları istenilmediği gibi, davalıya gönderilen ihtar yazılarının tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmadığı, öncelikle ihtar yazılarının okunaklı örneklerinin dosya arasına alınması, daha sonra davacı tarafın istemekte haklı olduğu sanayi suyu taşıma cezalarının miktarının hesaplanması için ek rapor alınması, daha sonra toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir hüküm verilmesi gerektiği, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 01.03.2012 tarihli 2010/34 Esas, 2012/85 Karar sayılı kararı ile “…alınan ek rapor hükme esas alınmış, ek raporda 3 adet tankerin izinsiz sanayi suyu taşıma ceza bedelinin sunulan ihtarname tebliğ evraklarına göre 300,00 TL olduğu, bu miktara %100 artırımın uygulanması halinde cezanın 600,00 TL olduğu, bu miktara da KDV eklendiğinde 708,00 TL bulunduğu, sonuç olarak 3 araç için davalının sorumlu olduğu miktarın 708,00 TL X 3 = 2.124,00 TL olduğunun belirtildiği, bu belirlemenin usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Tuzla İcra Müdürlüğünün 2002/1103 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.124,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talep ile yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; %100 artırımın uygulanmadığını, bu nedenle eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma izin belgesi olmaksızın sanayi suyu taşımadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, İSKİ Yeraltı Sularının Satışı, Taşınması, Tüketilmesi ve Denetlenmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik’in 9/a maddesi, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 23 üncü maddesi, İSKİ Genel Müdürlüğünce yayınlanan “Tarifeler Yönetmeliği” nin 7/2. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile … ve … plakalı tankerler ile ilgili olarak davalıya ilgili tebligatın yapıladığına dair belgeyi davacının sunamaması, dosyaya sunulan belgenin %100 artırılmış miktarın ödenmesi talebine ilişkin olması, bu nedenle davacının anılan tankerlerle ilgili talep edebileceği izinsiz sanayi suyu taşıma ceza bedelinin %100 artırılmış hali olamayacağı, … plakalı aracın su tankeri değil, hususi otomobil niteliğinde olması nedeniyle bu araç için %100 artırımlı ceza bedelinin uygulanabileceği, bu nedenle davanın kısmen kabul kararının yerinde olması, icra inkar tazminatının reddinin yargılamayı gerektirir hususlar olması nedeniyle doğru olması ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.