Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/15290 E. 2023/551 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15290
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2022/168 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı …Ş. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı … nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan, davalılardan …’un sürücüsü ve maliki olduğu … plaka sayılı aracın, 03.11.2012 günü yaya konumda olan …’a çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davacıların kızları/kardeşleri olan …’ın hayatını kaybettiğini belirterek, tüm davacılar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 03.11.2012 tarihinden bu yana işleyecek avans faizi ile birlikte davalı … şirketinin sorumluluğu poliçenin kapsadığı riziko bedeli ile sınırlı kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne … için 50.000,00 TL, baba … için 50.000,00 TL, kardeş olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden tarihinden bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş; 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini müteveffa …’nın kardeşi davacı … için 40.287,88TL’ye, müteveffa …’nın annesi davacı … için 48.591,89 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı …Ş. cevap dilekçesinde; davaya konu olay nedeniyle davacılara kısmi ödemede bulunduğunu, başkaca bir sorumluluğunun olmadığını belirtmiştir.

Davalı … cevap dilekçesinde; davaya konu olayda kusurunun bulunmadığını, davacıların talep miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece 16.07.2020 tarihli 2018/ 437 esas, 2020/328 karar sayılı karar ile “… müteveffanın kardeşleri için destekten yoksun kalma tazminatının ancak, desteğin hayatta iken kardeşlerine fiilen baktığı olgusunun ispatı ile mümkün olabileceği, bu noktada davacılardan … ve …’ın da müteveffa …’nın kardeşleri olduğu ve müteveffa tarafından ölmeden önce fiilen bakıldığı ve maddi yardımda bulunulduğu olgusunun bu davacılar açısından ispatlanamadığı, kaldı ki müteveffanın da olay tarihinde öğrenci olduğu ve bu bakım/destek iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu sabit olduğundan, davacılar … ve … açısından davanın sübut bulmadığı, davacılardan baba … ve anne … açısından 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesinin nazara alındığı” gerekçesiyle davacı anne …’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 44.523,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı … şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı baba …’ın maddi tazminat talebinin 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak reddine, davacı kardeşler … ve …’ın maddi tazminat talepleri hakkında ispat edilemediğinden reddine, manevi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne, davacı anne … için 15.000,00 TL ve baba … için 15.000,00 TL, kardeş … 5.000,00 TL ve kardeş … 5.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davacılar ile davalı …Ş. tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 12.10.2021 tarihli, 2021/2316 esas ve 2021/6615 karar sayılı kararı ile “…davalı … AŞ ile davacı … dışındaki davacıların bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerektiği, mahkemece, davacılar vekilince sunulan 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesinde, davacılardan müteveffa …’nın babası davacı … ve diğer davacı … adına artırım talebinde bulunulmadığı, sadece davacı anne … ile davacı kardeş … adına artırım talebinde bulunduğu, müteveffanın kardeşleri için destekten yoksun kalma tazminatının ancak, desteğin hayatta iken kardeşlerine fiilen baktığı olgusunun ispatı ile mümkün olabileceği, bu noktada davacılardan … ve …’ın da müteveffa …’nın kardeşleri olduğu ve müteveffa tarafından ölmeden önce fiilen bakıldığı ve maddi yardımda bulunulduğu olgusunun bu davacılar açısından ispatlanamadığı, kaldı ki müteveffanın da olay tarihinde öğrenci olduğu ve bu bakım/destek iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davacılar … ve … açsından sübut bulmayan davanın reddine, yine davacılardan baba … açısından 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi nazara alındığında tazminat talebinin olmadığı gerekçesiyle davacı … yönüyle de davanın reddine karar verilmiş ise de; davacılar vekilince sunulan 17.10.2014 tarihli ıslah dilekçesindeki isim hatası nedeniyle davacı … yerine davacı … adına talepte bulunulduğu kabul edilerek sonuca gidilmesinin doğru olmadığı, davacı … yönünden ıslah dilekçesi ile talebin artırıldığının kabul edilmesi gerektiği” belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; maddi tazminatın kısmen kabulüne, davacı … için 44.523,88.TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı … şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı … için taleple bağlı kalınarak 40.287,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı … şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu tutulmasına, davacılar kardeşler … ve … açısından maddi tazminat yönünden sübut bulmayan davanın reddine, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı anne … için 15.000,00 TL ve baba … için 15.000,00 TL, kardeş … 5.000,00 TL ve kardeş … 5.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı …’tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranları arasında çelişki oluştuğunu ve bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, hesap raporunda güncel asgari ücretin esas alınmasının doğru olmadığını, davacı baba … yönünden ıslah talebi olmamasına rağmen adı geçen davacı yönünden hüküm tesisinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı …’un sevk ve idaresinde olan aracın davacıların kızı/kardeşi olan yaya desteğe çarpması sonucu desteğin hayatını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı …Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …Ş’ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.