YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15349
KARAR NO : 2022/17341
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız şikayet ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; mahkemece verilen 05.12.2019 günlü direnme kararının Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.10.2022 gün ve 2021/4-383 E. 2022/1288 K. sayılı ilamıyla direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 4/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalının davacı hakkında HSYK’ya şikayette bulunduğunu, şikayet dilekçesinde suç isnatlarına ve iddialarını pekiştirmek için ağır iddia ve ithamlara yer verdiğini, ayrıca işletmesi dışına davacının gittiği mekanı görecek şekilde kamera taktırıp davacı ve ailesinin fotoğraflarını izinsiz elde ederek bunları şikayet dilekçesine eklediğini, fotoğraflardaki kişilerin davacının eşi ve çocukları ile vefat eden hakim yengesi olduğunu, yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek müvekkilinin manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının İstanbul Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığını, mülkiyeti davalıya ait taşınmazda işgalci konumunda bulunan dava dışı kişilerin o dönemde işlettikleri mekana sürekli gelip gittiğini, bu kişilerle samimiyeti olduğunu, kamera taktırmasının işyerinin güvenliği için olduğunu, davacıyı kayda alma amacıyla yapılmadığını, kameradaki kayıtlarda davacının çok sık olarak gittiği mekanda işletmeci olan kişilerle sohbet ettiğinin tespit edildiğini, davalının haklı olarak şüphe duyduğunu ve bu nedenle şikayette bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce, dilekçe içeriğindeki bazı ifadeler abartılı olmakla birlikte kişilik haklarını rencide edici ve özel hayatı ihlal edici mahiyette olmayıp, mülkiyeti davalıya ait taşınmazda mekan işleten dava dışı kişiler ile arasında ceza ve hukuk davaları olmakla husumetin bulunması, davacının ise bu kişilerin işlettiği mekana sıklıkla gittiği nazara alındığında, davalının olağan kuşku üzerine hak arama özgürlüğü kapsamında şikayet hakkını kullandığı ve bu nedenle davanın tümden reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya karşı direnme kararı verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin HMK’nın geçici 4/1. maddesi gereği yaptığı değerlendirme sonucu dosya incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise; davalının şikayet dilekçesinde, hukuki ve cezai ihtilaf içerisinde bulunduğu dava dışı üçüncü kişiler ile yaşadığı sorunlar sebebiyle bu sorunlarla hiçbir ilgi ve alakası olduğu ispatlanamayan davacıya yönelik nüfuzundan dolayı birtakım iddialar ortaya koyduğu, bu iddiaları ileri sürerken, hiçbir insanın normal karşılamayacağı şekilde davacının kadınlarla alem yaptığına yönelik isnatlarda bulunduğu ve bu olguları da ispat edemediği, öte yandan şikayet konusu olay ile ilgisi de bulunmadığı, kullanılan ifadelerin davacıyı küçük düşürücü nitelikte olduğu gibi şikayet hakkı sınırları içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle direnme kararının yerinde olduğunu belirtmiş ve diğer temyiz nedenleri incelenmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.079,05 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 20/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.