YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15364
KARAR NO : 2023/348
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/319 E., 2021/1050 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2011 tarihinde davalı … tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan araçta sürücü olarak bulunduğu sırada tek taraflı kaza sonucu hayatını kaybeden davacının desteği … ’ün ölümü nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 200.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, taleplerin teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/562 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 200.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.04.2015 tarihli ve 2014/562 Esas, 2015/227 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 05.03.2020 tarih ve 2019/751 Esas, 2020/2707 Karar sayılı ilamında;
Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 4. fıkrasında “iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Soruşturma dosyasındaki 07/05/2012 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, trafik kazasının iş kazası olduğu belirtilmiştir. Buna göre, mahkemece, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılmış rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılması yapılmadan karar verilmiştir.
Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu ölen … ‘ün hak sahibi olan davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacıya bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu rücu için dava açılıp açılmadığı hususlarının sorulması; sonucuna göre, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de isabetli olmamıştır” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “…Davalı Güneş Sigorta A.Ş tarafından davacıya tazminat ödemesi yapılmadığı ancak, SGK Elazığ Sosyal Güvenlik İl Müdürlü yazı cevabı ile davacı hak sahibi eşe bağlanan gelirin İPSD’nin 181.434,99 TL olduğu, davacı … Küçük’ ün SGK tarafından yapılan fiili ödemelerin tenzili öncesindeki maddi zararının 33.734,72 TL olup, davacı eş yeniden evlendiğine göre; davacı eş yönünden hesaplanan maddi zarardan İPSD’nin değil; davacı eşin yeniden evlendiği ve bağlanan gelirin kesildiği tarihe kadar yapılan fiili ödemelerin toplamının tenzili gerekeceği bu kapsamda ibraz edilen bilirkişi raporu ile davacının indirimsiz maddi zararının 33.734,72 TL olup, SGK fiili ödemelerinin indirimi 51.091.34 TL olduğu bu kapsamda ,davacının nihai ve gerçek maddi zararının kalmadığı anlaşıldığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; desteğin ölümünden sonra davacının evlendiğini ancak daha sonra boşandığını, ilk eşinin desteğinin yeniden istenmesinin adil olacağını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemenin ilk hükmü davalı lehine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davaya konu kaza sonucu ölen … Küçük’ün hak sahibi olan davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacıya bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu rücu için dava açılıp açılmadığı hususlarının sorulması; sonucuna göre, 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na bozma ilamı doğrultusunda müzekkere yazılmışsa da, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, tarafından gönderilen belgelerdeki peşin sermaye değer tablosu ile müfettiş raporu bozma ilamını karşılar nitelikte değildir. Buna göre, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak, kaza sonucu ölen … Küçük’ün hak sahibi olan davacıya yapılan ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ne kadarının rücuya tabi olduğu, rücu için dava açılıp açılmadığı açıkça belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.