YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15661
KARAR NO : 2023/175
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/942D.iş 2022/940
SAYISI : 2022/KİT-1082
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/İtirazın Reddi
SAYISI : 2019/15889
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın itirazının reddine, davalı tarafın itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne ilişkin … kararına yönelik taraf vekillerinin yapmış olduğu itirazın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 500,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 354,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 137.052,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın tahkime başvuru öncesinde geçerli bir şekilde başvuruda bulunmadığını, bu sebeple başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiğini ancak raporun bu yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik zararı ve rapor ücreti) kabulüne, %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 109.712,40 TL’nin 22.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını belirterek karara itiraz etmiştir.
2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuranın tahkime başvuru öncesinde geçerli bir şekilde başvuruda bulunmadığını, bu sebeple başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiğini ancak raporun bu yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5 i olması gerektiğini belirterek, karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin 27.05.2019 tarihli 2019/İHK-5702 sayılı kararı ile davacı tarafın itirazının reddine, davalı tarafın itirazının kısmen kabulü ile tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 81.330,60 TL sürekli iş göremezlik, 6.156,20 TL geçici iş göremezlik ve 354,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 87.840,00 TL’nin 22.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İtiraz Hakem Heyetinin 27.05.2019 tarih 2019/İHK-5702 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/6993 E. 2021/10329 sayılı kararı ile “…Uyuşmazlık Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeni ile %20 oranında indirim yapılmıştır. Ancak hatır taşıması savunmasının itiraz değil def’i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def’ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça savunmada süresinde ileri sürülmeyen hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekir iken hatır taşıması indirimi yapılması isabetli değildir.” gerekçesi ile … kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Her iki taraf vekilinin …’nin 27/02/2019 – K-2019/15889 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı reddine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, davacının bindiği aracın sürücüsünün alkollü olması ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kazanın sürücünün alkollü olmasından dolayı meydana gelmediğini, kaldı ki sürücünün alkollü olmasından dolayı müvekkille kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuranın tahkime başvuru öncesinde geçerli bir şekilde başvurunda bulunmadığı, bu sebeple başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiğini ancak raporun bu yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen miktarın 1/5’i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı 20.19.2018 tarihli trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 177 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları
3. Değerlendirme
1. Dosya kapsamından, Dairemiz bozma ilamı öncesinde verilen … kararında yeni hüküm kurulduğu anlaşılmakla; Dairemiz bozma ilamı sonrasında İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken “taraf vekillerinin itirazının ayrı ayrı reddine” şeklinde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.