YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15682
KARAR NO : 2023/1865
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/209-2022/234
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı … Lojistik Enerji Akaryakıt Taşımacılık İnşaat Otomotiv Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait aracın 13.03.2012 tarihinde, davacıya ait yolcu otobüsüne çarptığını, kaza sonucu davacıya ait otobüste meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana geldiğini ve davacının tamir süresince aracının çalışmaması nedeniyle elde edeceği gelirden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen değer kaybı bedeli yönünden 20.000,00 TL ve aracın tamirde olduğu süre içerisinde oluşan kazanç kaybı nedeniyle uğranılan zarar yönünden 80.000,00
TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.10.2014 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, değer kaybı talebi için 25.000.00 TL ve kazanç kaybı talebi için 103.500,00 TL olmak üzere toplam 128.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili; davacının talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kazanın oluşumunda davacı şirketin araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu, davacı tarafa aracın rayiç bedeline yakın tazminat ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı …; kusuru kabul etmediğini, davacı taraf sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2014 tarihli ve 2012/392 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 25.000,00 TL’lik değer kaybı alacağı ile, 103.500,00 TL’lik kar kaybının kaza tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2015/4452 Esas, 2017/5521 Karar sayılı ilamı ile davalı … Lojistik Enerji Akaryakıt Taşımacılık İnşaat Otomotiv Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “…Dosya içinde mevcut belgelerden anlaşıldığı kadarıyla davacıya, davalı şirket aracının … poliçesi kapsamında 22.500 TL ve Birleşik Kasko Poliçesi kapsamında ise 240.660,16 TL olmak üzere toplam 263.160 TL hasar ödemesi yapılmıştır. Davacı aracı 2007 model … S 417 HDH model otobüstür. Onarım masrafları, taşıtın riziko tarihindeki değerinin belli bir oranına ulaşır ya da taşıt onarım kabul etmezse taşıt tam hasara uğramış sayılır. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut olayda,değer kaybı yönünden hükme esas alınan 20.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda araçta oluşan değer kaybı, yukarıda açıklanan ilkelere ve Dairemizin yerleşik uygulamasına aykırı şekilde 22.500 TL olarak belirlenmiş, ayrıca aracın kaza tarihindeki piyasa değeri belirlenmediği gibi aracın hasar durumuna göre pert total sayılmasının ekonomik olup olmadığı da raporda tartışılmamıştır. Aracın pertinin uygun olması halinde davalı taraf ayrıca değer kaybı zararından sorumlu olmaz. Yine bu durumda araç mahrumiyetinin tespiti için, aracın tamir süresi içinde
oluşacak gelir kaybı değil, aynı özellikte yeni bir araç alınması için gerekli makul süre tespit edilerek,bu süre yönünden gelir kaybı hesabı yapılması gerekir. Dosyada alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, davacı aracının modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km’si, kullanım tarzı vs de gözönünde bulundurularak aracın onarımının mı, pertinin mi uygun (ekonomik) olduğu, onarımının ekonomik olması halinde yukarıda açıklanan değer kaybı hesabı esaslarına uygun şekilde araçta oluşan değer kaybının ve makul onarım süresinin tespiti, pertinin ekonomik olması halinde davacı tarafın aynı model ve özellikle yeni bir araç alması için gerekli makul sürenin tespit edilerek bu doğrultuda araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi hususlarında, hasar konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacının gelir kaybının hesaplanması yönünden ise, davacının ticari defterlerinin, vergi kayıtlarının ve hasarlanan otobüsün çalıştığı Firma kayıtlarının getirtilmesi ve otobüsün çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra otobüsün ortalama günlük net gelirinin tespit edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 10.09.2019 tarihli ve 2017/444 Esas, 2019/238 Karar sayılı kararıyla; meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığı, davacının yalnızca tamir süresince aracı kullanamamasından doğan zararının olduğu gerekçesiyle değer kaybı alacağı yönünden açılan davanın reddine, kazanç kaybı yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 12.649,91 TL kar kaybının kaza tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 04.02.2021 tarihli ve 2020/1876 Esas, 2021/473 Karar sayılı ilamıyla davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “…Dosya kapsamından; dava konusu aracın tam hasarlı olmayıp tamir edildiği sigorta evrakı ve diğer belgelere göre sabit olmakla trafik kazasının oluş şekli ve aracın tamirine yönelik servis kayıtları incelendiğinde, davacının aracında değer kaybı meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava konusu aracın olaydan önceki değeri ile olay sonrası değeri arasındaki farkı, davacının değer kaybı zararı olarak kabul edilmeli; davalı şirketin usuli kazanılmış hakları da gözetilerek davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Şu durumda mahkemece, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile makine mühendisi bilirkişiden alınan 10.03.2022 tarihli rapora göre davaya konu otobüsün kaza sebebiyle oluşan değer kaybının 25.000,00 TL olduğu tespitinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle davacının değer kaybı yönünden davasının kabulü ile 25.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davanın kar kaybı yönünden talebi bozma kapsamında olmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tamir süresince aracının çalışmaması nedeniyle davacının elde edeceği gelirden yoksun kaldığını, bu nedenle kazanç kaybı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası Mahkemece hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişiden alınan 10.03.2022 tarihli raporun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı ve aracın tamirde bulunduğu süre bakımından davacının uğradığı kazanç kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 87 ve 90 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ile davalılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.