YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1575
KARAR NO : 2022/11548
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 13.09.2017 tarihinde dava dışı sürücü idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, rapor alınmadan önce 16.01.2018 tarihinde 53.427 TL ödeme yapıldığını ancak tedavinin devam ettiğini, davacının maluliyetinde artma olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.050,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.06.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 239.578.80 TL’ ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, 239.578.80 TL sürekli maluliyet talebinin kabulüne, 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını, maluliyetinde artma olduğunu açıklayıp bakiye zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davalı tarafça yapılan savunmada, davacının bu davadan evvel maluliyet tazminatı talebi ile davalı şirket aleyhine dava açtığını, davacıya yeterli ödeme yapıldığını savunarak kesin hüküm itirazında bulunmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince anılan sulh ve ödemeden sonra başvuranın üç kez daha opere edildiği bu nedenle gelişen durum bulunduğu belirtilerek davalının buna yönelik itirazı reddedilmiştir. Dosya kapsamındaki rapor bu değerlendirme için yeterli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Davacı, bu davadan evvel İstanbul 10. Asliye Tİcaret Mahkemesinde 2018/25 – 2018/81 sayılı dosyası ile tazminat talebinde bulunmuş, ticaret mahkemesince yapılan yargılamada tarafların sulh olduklarını bildirmiş, mahkemece sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı eldeki dosyada iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Somut olayda; bu davadan önce açılan davada sulh nedeniyle yapılan ödemeye esas olan maluliyet oranına ilişkin rapor bulunmamakta, tarafların sulh oldukları ve ibraname ile ödenen rakamın hangi maluliyet oranı esas alınarak ödendiği de dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu oranı belirleyen rapor dosyada mevcut değildir. Eldeki davada ise davacının %13 oranında sürekli iş göremez olduğu belirtilmiş ancak raporda gelişen durum olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır.
Hakem Heyetince karara esas alınan maluliyet raporunda gelişen durum olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle anılan rapor karar vermeye yeterli ve elverişli değildir.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; davalı … Şirketinden ödemeye esas başvuru ve ekleri getirtilerek ve ilgili mahkeme dosyası da incelenerek davacının sulh tarihinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evrakları dosyaya temin edilerek, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından tarihten sonra gelişen durum olup olmadığı ve gelişen durum var ise kaza ile gelişen durum sonucu ortaya çıkan maluliyet oranı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında 2330 Sayılı Kanun’un 6. maddesi hükmüne göre, bu kanun hükümleri uyarınca ödenecek maddi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı; uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olup yargı mercilerinde maddi ve manevi zararların karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında, bu kanun hükümlerine göre ödenen maddi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların göz önünde tutulması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamından davacının jandarma olduğu ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince 2330 Sayılı Yasa uyarınca davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda , 2330 Sayılı Kanun’a göre davacının görevini ifa ettiği sırada meydana gelen davaya konu trafik kazası nedeniyle 2330 Sayılı Yasa uyarınca davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise maddi tazminata ilişkin mi olduğu, yoksa hem maddi, hem manevi tazminata mı ilişkin olduğu, ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu, başka bir deyişle varsa maddi ve manevi tazminat ödemesinin rakam olarak ne kadar olduğu sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
4-Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.