Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/15831 E. 2023/1759 K. 14.02.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:49
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/15831
KARAR NO : 2023/1759
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/153 D.İş, 2021/153 K.
SAYISI : 2021/İHK-3432
HÜKÜM/KARAR : Kabul/ İtirazın Reddi
SAYISI : K-2020/100117
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla 5.320,78 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç üzerindeki hasar miktarının yüksek olmasının, kazanın tek taraflı ve beyanla talepte bulunulmasının, kazanın gece saatlerinde gerçekleşmesinin, kazadan sonra polisin aranmamasının, davacının yardım etmesi için arkadaşına haber verilmesinin, çekici hizmeti için müvekkili şirketten talepte bulunulmamasının, aracın özel çekici ile servise götürülmüş olmasının sürücünün alkollü olduğunun göstergesi olduğunu ve davacının doğru ihbar mükellefiyetine de aykırı davranmış olduğunu, bu nedenle talebin teminat dışında kaldığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu, KDV'den sorumlu olmadıklarını, ancak yasal faizden ve başvuru tarihinden işleyecek faizden sorumlu tutulabileceklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının davacı sürücünün alkollü olduğuna ilişkin iddiası ve diğer iddiaları konusunda dosyaya herhangi bir kanıt sunmadığı gerekçesiyle, talebin teminat kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 48.276,46 TL maddi tazminatın 28.07.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ... kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hasarın teminat dışında kaldığının ispatlanamadığı, hasar miktarının hesaplanmasına yönelik tazminat raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davalının bu yönlere ilişkin itirazlarının reddine, vekalet ücretine yönelik itirazın kabulü ile kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına yönelik itiraz nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddeleri, Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.
Kasko sigortasının amacı, sigortalı araçta meydana gelen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına almaktır. Bu nedenle kasko poliçesi ile sigortalı aracın kusur durumu dikkate alınmaksızın poliçe teminatı kapsamında olan zararları karşılamakla yükümlüdür.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.
Bu itibarla; somut olayın özellikleri gereği, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığıda, davacının iddia ettiği hususlar ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmış, araç sürücüsünün kaza anında alkollü ya da ehliyetsiz olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliller ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Bu durumda başvurunun tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, ... kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait olup davacının idaresindeyken tek taraflı kaza yapması sonucu aracın hasara uğradığı iddiası ile davalı kasko sigortacısından tazminat talep edilmiş; ... tarafından hasarın teminat dışı kaldığının davalı sigortacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı yanın teminat dışılığa ilişkin itirazları ise ... tarafından reddedilmiştir.
Davacının sigortalı aracıyla 14.04.2020 günü saat 02:00 sıralarında tek taraflı kaza yaptığı; olaya ilişkin olarak resmi kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmediği; davacının aracını özel çekici ile servise götürdüğü ve hasar ihbarı yaparak davalıdan hasar bedelinin tazminini talep ettiği; davalı sigortacının ise resmi tutanak tutturulmamış olması, sigortacıdan çekici talep edilmemiş olması, olay yerinin terk edilmiş olmasını gerekçe göstererek davacının kaza anında alkollü olduğunu savunduğu görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 nci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesi gereği, can güvenliği ya da tedavi amaçlı sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu haller dışında, araç sürücüsünün ehliyet ve alkol durumunun tespitini engellemek için kaza yerini terk etmek teminat dışında kalan hallerdendir. Kaza sonrası olay yerini terk durumunun bulunduğu hallerde, bu terk halinin haklılığını ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu kabul edilmeli; ancak, olay yerini terk nedeniyle zararın teminat dışı olduğu hususu davacıya ispat hakkı tanınmadan kabul edilmemelidir. Bu itibarla, olay yerini terk hali bulunan durumda, genel kurala göre davalı sigortacının ispat yükü altında olup bunu yerine getiremediği kabul edilerek zararın teminat kapsamında kaldığı hiçbir araştırma yapılmadan kabul edilemeyeceği gibi, olay yerini terk eden sigortalıya bu terkin haklılığını ispat hakkı tanınmadan doğrudan zararın teminat dışında olduğu kabulüyle karar verilemez.
Açıklanan tüm bu hukuksal ve maddi olgulara göre; somut olayda olay yerini terk hali bulunduğundan, ispat yükü kendisine geçen davacıya bu terkin haklı nedene dayandığını, sürücünün ehliyetli ve alkolsüz olduğunu ispata yarar delillerini sunma ve ispat hakkı tanınmadan, davacının bu yükümlülüğü yerine getiremediği ve zararın teminat dışı olması nedeniyle davanın tümden reddi gerektiği şeklindeki bozma gerekçesinin kabulü mümkün değildir. İspat yüküne ilişkin ana kuralın istisnası olacak biçimde ispat yükünün yer değiştirdiği kabul edildiği için, davacıya bu yükümlülüğü yerine getirecek tüm delillerini sunma imkanı verilmesinin gerektiği; ispat yükü altına girdiği kabul edilen davacının tüm delilleri toplanmadan dosya üzerinden verilecek kararın, adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi için ... kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.