Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/16924 E. 2023/1704 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16924
KARAR NO : 2023/1704
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret- Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; sürücüsü Uğur ve maliki … olan … plakalı aracın tescilsiz motosiklet sürücüsü …’e çarptığını, kazadan sonra davalı …’un olay yerini terk ettiğini, mağdurun %13 maluliyet oranı tespit edildiğini, Güvence Hesabının mağdura 31.589,00 TL ödediğini, mağdurun daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru yaptığını ve bu kez %27,2 maluliyet oranı tespit edildiğini, 129.813,28 TL’nin …’e ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin icra dosyasına 187.879,11 TL ödediğini, davalılara karşı başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; ödenen vekalet ücreti için başlatılan icra takibine davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; otomobil sürücüsünün yeşil ışıkta geçmesi sebebiyle kırmızı ışıkta geçen motosiklet sürücüsünün hem müvekkiline çarptığını, hem de kendisinden fahiş bir tazminat talep ettiğini ve asli kusurlu olan tarafın motosiklet sürücüsü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmadığı” gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün tamamen kusursuz sayılamayacağını, kazadan sonra olay yerini terk ettiğini, kamera görüntülerinin incelenmesi gerektiğini, zarar görenin kırmızı ışıkta geçtiğine dair beyanın sigorta tahkim dosyasında bulunmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…ATK raporuna göre dava dışı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü Mevlüt’ün kırmızı ışıkta geçtiği yönünde ifade vermişse de kazanın meydana geldiği yerin şehir içi kavşak olup kamera görüntülerinin incelenmesi gerekiğini, tahkim başvurusunda Mevlüt’ün böyle bir beyanı bulunmadığını ve ATK Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’un sevk ve idaresindeki diğer davalı …’a ait aracın dava dışı tescilsiz motosiklet sürücüsü ile 23.10.2020 tarihinde çarpışması sonucu davacı tarafından dava dışı malul kalan kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsili talepli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre birleşen dava bakımından temyize konu edilen miktar, icra takibine konu asıl alacak miktarı 13.181,13 TL olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Davalının asıl davaya yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 04.02.2019 tarihli kusur raporunun denetlenebilir ve oluşa uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.