Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/16929 E. 2023/8142 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16929
KARAR NO : 2023/8142
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2022/249 K.

DAVALILAR : 1-… … 2-… … İnş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili …

DAVA TARİHİ : 25.12.2012
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan ilk temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bu defa davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bu defa asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde, borçlu şirket hakkında yürütülen takiplerde borca yeterli malvarlığı bulunmadığının tespit edildiğini, borçlunun acz içinde olduğunu, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince borçlu şirkete kalması gereken taşınmazların temlik tarihinde borçlu şirket yetkilisinin kızı olan davalı … …’ye temlik edildiğini … sürerek tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davalı 3. kişinin müvekkili şirketin ortaklarından olup, şirket ortağı olan 3. kişinin devir aldığı taşınmazlar üzerine haciz konulması için icra dosyasında muvafakatının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.09.2013 tarihli ve 2012/569 Esas, 2013/449 Karar sayılı kararı ile; davalı 3. kişinin borçludan devir aldığı taşınmazlar üzerine dava konusu takip dosyasından haciz konulması yönünde muvafakatinin bulunduğu, bu muvafakat doğrultusunda haciz konulduğu ve satış işlemlerine başlanıldığı, yapılan kıymet takdirine göre taşınmazların takip konusu borcu karşılamaya yettiği, davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer alacakların kesinleşmediği, davacının tasarrufun iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/3396 Esas, 2015/7849 Karar sayılı ilk bozma ilamı ile;
“…
Takip borçlusu davalı … … İnş. Ltd. Şti. ortaklarından olan davalı 3. kişi … …’nin, borçlu şirketten satın aldığı taşınmazlar üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği davalı borçlu tarafından iddia edilmiş ve bu yönde icra müdürlüğüne hitaben yazılmış borçlu vekilinin imzasını içeren 01.02.2012 tarihli dilekçe dosyaya ibraz edilmiştir. Dilekçe borçlu vekili tarafından yazıldığı gibi dilekçe ekinde bulunduğu belirtilen dosya içinde davalı … …’nin hacizlere muvafakatini içeren belgeye rastlanılamamıştır. Bu durumda anılan icra dosyası getirtilerek iddia edilen hususların bulunup bulunmadığı araştırılmalı davanın açılış tarihinde dosya içinde davalı …’nun hacze muvafakatini içeren böyle bir dilekçe bulunmadığında davacı alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek davalı … … duruşmaya çağırılarak bu yöndeki beyanı alınmalı, beyanının davanın kabulü anlamına gelip gelmediği de değerlendirilmek suretiyle oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.11.2018 tarih ve 2015/726 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafça … 2. İcra Dairesinin 2011/10076 sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine girişilen icra takibinde … … vekili olarak … … … tarafından … bu tasarrufun iptali davası açılmazdan önce verilen 01.02.2012 tarihli dilekçede … … adına olan taşınmazlar üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği ve dava öncesinde iptali istenen tasarruf konusu taşınmazlar üzerine davacı alacaklının haciz koydurma ve alacağını tahsil etme imkanı bulunduğu ve bu davaları açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen davanın usulden reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2021 tarihli ve 2019/1407 Esas, 2021/1314 Karar sayılı ikinci bozma ilamı ile;
“…
Dairemiz bozma ilamında; Takip borçlusu davalı … … İnş. Ltd. Şti. ortaklarından olan davalı 3. kişi … …’nin, borçlu şirketten satın aldığı taşınmazlar üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiğinin davalı borçlu tarafından iddia edildiği, bu yönde icra müdürlüğüne hitaben yazılmış borçlu vekilinin imzasını içeren 01.02.2012 tarihli dilekçenin dosyaya ibraz edildiği, dilekçenin borçlu vekili tarafından yazıldığı gibi dilekçe ekinde bulunduğu belirtilen dosya içinde davalı … …’nin hacizlere muvafakatini içeren belgeye rastlanılamadığı, anılan icra dosyası getirtilerek iddia edilen hususların bulunup bulunmadığı araştırılarak davanın açılış tarihinde dosya içinde davalı …’nun hacze muvafakatini içeren böyle bir dilekçe bulunmadığında davacı alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek uygun sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiş olup, asıl davada davacı … tarafından davalı borçlu şirket aleyhine yapılan … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/10076 sayılı dosyasına sunulan 01.02.2012 tarihli dilekçede; Borçlu … … İnş. Şti. vekili Av. … …; dava konusu edilen taşınmazların borçlu şirket ortağı müvekkili … … adına tapuya kayıtlı olduğunu, … …’nin Beyoğlu 51. Noterliğinin 26.01.2012 tarih 1249 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile borçlu … … İnş. Şti.’nin bu borcu nedeniyle taşınmazlarının haczine muvafakat ettiğini gösteren genel vekaletnamesi ile bu taşınmazlar üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiğini bildirmiştir. Bu nedenle mahkemece varılan sonuç … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/10076 sayılı dosyası yönünden doğru ise de; asıl davada davacı vekili; bu icra dosyasından başka … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/173 ve … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/3030, birleşen davada davacı vekili ise … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/8366, … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/50698 sayılı dosyaları ile de takip yaptıklarını belirtmektedir. Bu icra dosyalarında davalı 3. kişi … … vekilinin dava konusu taşınmazlara haciz konulmasına muvafakat ettikleri yönünde herhangi bir beyanları bulunmadığına göre; bu icra dosyaları yönünden asıl ve birleşen davada davacı alacaklıların davayı açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile karar bozularak dosya yeniden kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3. Kişi … …’nin vekilinin dava konusu taşınmazlara haciz konulmasına muvafakat ettikleri yönünde herhangi bir beyanları olup olmadığı yönünde davalı vekilince beyanda bulunulmadığı ve icra dosyalarında muvafakat olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; asıl davada dava konusu … ili Merkez ilçe … Mah. 194 ada 59 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1, 4, 9, 10 bağımsız nolu taşınmazların davalıya devrine ilişkin tasarrufun … 1. İcra Dairesinin 2013/173 (Yeni esası: 2016/56512) ve … 3. İcra Dairesinin 2015/3030 sayılı dosyalardaki davacı alacağını karşılar miktarda iptaline, davacıya belirtilen alacak tutarında … icra yetkisi tanınmasına, birleşen dosyada davacının davasının kabulü ile, dava konusu … ili Merkez ilçe … Mah. 194 Ada 59 Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1, 4, 9, 10 bağımsız bölüm nolu taşınmazların davacıya devrine ilişkin tasarrufların … 3. İcra Müdürlüğünün 2014/8366, … 3. İcra Müdürlüğünün 2015/50698 sayılı dosyalarında davacı alacağını karşılar miktarda iptaline, davacı alacaklıya belirtilen alacak tutarında … icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı … …’ın 25.12.2012 havale tarihli dilekçesi ile tasarrufun iptali (ayrıca tapu iptali ve tescili) talebiyle dava açtığını, dayandığı icra dosyasının … 2. İcra Müdürlüğünün 2011/10076 Esas sayılı dosyası olduğunu, davacı …’in 09.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile tasarrufun iptali (ayrıca tapu iptali ve tescili) talebiyle dava açtığını, dayandığı icra dosyasının … 2. İcra Müdürlüğünün 2011/10076 Esas sayılı dosyası olduğunu, … … vekilinin … 2. İcra Müdürlüğünün 2011/10076 Esas sayılı takip dosyasına dilekçe ve vekaletname sunarak … …’nin taşınmazları üzerine haciz konulmasına rıza gösterdiğini, … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/173 Esas, … 3. İcra Müdürlüğünün 2015/3030 Esas, … 3. İcra Müdürlüğünün 2014/8366 Esas, … 3. İcra Müdürlüğünün 2018/50698 Esas sayılı dosyaları bakımından tasarrufun iptali davası açılmadığını, belirtilen takip dosyaları ile ilgili olarak aciz vesikası sunulmadığını, davacılar vekilinin 31.01.2016 havale tarihli dilekçesi ile alacaklı oldukları icra takip dosyalarının esas numaralarını Mahkemeye sunduklarını, 1, 4, 9, 10 nolu bağımsız bölümlerde kayıtlı bulunan meskenleri, … …’ye satıp devreden kişinin … … İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. olmadığını, bu meskenleri … …’ye davacı … …’ın satıp devrettiğini, … … İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yapılan bir devir işlemi olmadığı için tasarrufun iptaline karar verilmesinin yasal olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden … icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası … olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde … icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan … bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetmek zorundadır.

Somut olayda, dava dayanağı olan icra takip dosyalarında İİK’nun 105. maddesinde belirtildiği şekilde borçlu davalı … … İnş. ve Tic. Ltd. Şti.’nin adresinde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK’nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Bu durumda, davalı borçlu şirketin aciz hali ispatlanmamış olduğundan asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl ve birleşen dava davalılarına iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.