Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1739 E. 2022/14525 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1739
KARAR NO : 2022/14525
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 16.12.2019 tarih, 2018/1387 Esas ve 2019/12014 Karar sayılı ilamında özetle; davacılar için, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği, bir miktar daha yüksek manevi tazminata karar verilmesi; davacıların, davanın reddolunan bölümlerine ilişkin olarak, maktu red harcını aşan miktarda harcı ödediği gözetilip, bakiye karar harcından sorumlu tutulmamaları; davaya konu edilen ve yargılama sırasındaki ödemeyle konusuz kalan maddi tazminat miktarları ile 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gözetilerek, davanın kabul ve red oranının belirlenmesi suretiyle, hesaplanan yargılama giderleri için hüküm tesis edilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin konusuz kalması nedeniyle bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile (icra dosyasındaki miktarlarla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacı … için 12.500,00 TL ve diğer davacılar için 6.000,00’er TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekili ile davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemenin ilk kararında, maddi ve manevi tazminatların toplamı üzerinden hesap edilen tek vekalet ücretinin davacı taraf ve davalılar lehine hüküm altına alındığı, kararın bu yönden temyize konu edilmediği; mahkemenin ikinci kararında, aynı yönde hüküm tesis edildiği ve davacı tarafça bu husus temyiz edilmiş olmasına rağmen, bu yöne ilişkin temyiz talebinin reddedildiği; bozma ilamlarından sonra verilen son hükümde ise, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle, her davacı lehine ve aleyhine olacak biçimde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Davacılar ve davalılar lehine maddi ve manevi tazminatlar üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesini içeren mahkemenin önceki iki kararının, vekalet ücretinin belirlenme usulü bakımından kesinleştiği dikkate alındığında, vekalet ücreti tespit yöntemi bakımından taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hakların ihlali sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar … ve … vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün 4/A ve 4/B bentleri hükümden çıkartılarak yerlerine “davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen toplam 8.492,08 TL vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin 4. bent olarak hükme yazılmasına; yine, mahkeme hükmünün 5/A, 5/B ve 5/C bentleri hükümden çıkartılarak yerlerine “davalılar … ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre belirlenen toplam 5.100,00 TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalılara verilmesine” ibaresinin 5. bent olarak hükme yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar … ve …’ya geri verilmesine 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.