YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1787
KARAR NO : 2022/16428
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2020 gün ve 2019/956 E, 2020/1700 K sayılı ilamında; “..Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya kazadan kaynaklı olarak ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, SGK Başkanlığı, davacıya 09.11.2014 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığını belirtmiştir.
Mahkemenin hükme esas aldığı 29.05.2015 tarihli raporda, SGK’nın davacıya yaptığı geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin ödemesi tazminattan düşülmemiştir. Esas alınan rapor, anılan yönden eksik olup hükme esas almaya elverişli değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacıya ödenen geçici işgöremezlik tazminatının davacının hak kazanacağı geçici işgöremezlik tazminatından düşülmesi konusunda, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (kazanılmış haklar korunmak kaydıyla) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 de düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Somut olayda ceza dosyasından sürücü ve davacının kaza öncesinde birlikte alkol aldıkları ve sürücünün 1.10 promil alkollü olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının müterafik kusuru olması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılıp yapılmaması hususu değerlendirilmelidir.
Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince davacının arkadaşı olan sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binip binmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemiş olması isabetli görülmemiştir…” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının müterafik kusuru bulunması sebebiyle %20 indirim sonrasında 18.413,44 TL tazminatın dava tarihi olan 15.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının geçici iş görememezlik tazminatı talebinin feragat edilmesi nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı …’nın UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydına göre bozma ilamından sonra yargılama devam ederken, henüz mahkemece karar verilmeden önce 07/05/2020 tarihinde vefat ettiği, buna karşın mahkemece davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi adına esasa ilişkin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca, davacı vekiline yargılama esnasında vefat eden davacı …’nın tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması için süre verilmesi ve davaya bu şekilde devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.