YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1827
KARAR NO : 2022/11403
KARAR TARİHİ : 04.10.2022
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, 12.12.2010 tarihinde davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın dava dışı …’ın sevk ve idaresinde iken müvekkillerinden Horiye’nin eşi ve diğer müvekkillerinin babası olan …’ın sevk ve idaresindeki araca çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, her bir müvekkili için 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin ölümü sebebiyle davacı çocuklar için talep edilen destekten yoksun kalma maddi tazminat talebinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mahkemece kusur oranlarının belirlenmesi ve tazminat hesaplaması için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, (…) sigortacısı sıfatına haiz olan davalının, işleten ve onun eyleminden sorumlu olduğu kişinin (sürücünün) kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde zarar gören davacılara karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce, “Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem 27.09.2011 tarihli ve 2011/810 Karar sayılı kararı ile sigortacı tazminat hesabı ile hakemlikçe yapılan tazminat hesabı arasındaki farkın 2.856,725 TL olarak bulunduğu, hesaplanan tazminat miktarları arasında fahiş bir fark bulunmadığı, taraflar arasındaki uzlaşmanın iptalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle başvuru sahiplerinin taleplerinin reddine karar verildiği, Hakem kararına karşı temyiz yoluna gidilip gidilmediği, bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan, kesinleşmiş ise bu dava bakımından kesin hüküm niteliği oluşturup oluşturmadığı da tartışılmadan karar verildiği” gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kararının komisyon bünyesinde kesinleştiği, davaya konu kazaya ilişkin davacının mahkemede dava açmadan önce davacı tarafça davaya konu kaza nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulduğu ve 27/09/2011 tarihli K-2011/810 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile taleplerin reddine karar verildiği, tahkim heyeti tarafından verilen kararın ilam niteliğinde olduğu ve kararın komisyon bünyesinde kesinleştiği, tahkime konu uyuşmazlığın taraflarının, konusunun ve talep sonucunun aynı olduğu, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlandığı ve bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle HMK nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 04/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.