YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1877
KARAR NO : 2022/13715
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde; davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalılar … ve … vekilinin verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … ile … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davacılar … ve …’nın oğlu …’nun 20.11.2013 tarihli kaza sonucu hayatını kaybettiğini, aynı kazada …’nun yaralandığını, 20.11.2013 günü Çamardı Niğde karayolunda sürücü …’nun … plakalı araç ile sürücü …’ın kullandığı hidromek marka kepçe ile çarpıştığını, kepçenin emniyet şeridini ihlal ettiğini, ayrıca herhangi koruyucu bir reflektöründe takılı olmadığını, kepçenin yolu kapatmış bir halde ve kepçesi açık bir vaziyette eskort olmadan seyrederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, …’ın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken aracının teknik özelliklerini yol ve hava durumuna göre ayarlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediğini, arka çalışma alanını aydınlatan tepe lambası ile trafikte seyre çıktığını ve olayda kusurlu bulunduğunu, KTK’nun koyduğu kurallara uyulmasının zorunlu olduğunu, ancak bu kuralların her türlü ihlalinin sürücünün kasta yakın bir kusuru olduğunu gösterdiğini, olayın maddi boyutunun bu olduğunu, …’nun kaza sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkili …’nun kaza nedeniyle yaralandığını belirterek müvekkilleri için davalılardan müştereken ve müteselsilen maddi ve manevi tazminatın alınmasını, davalılar üzerine kayıtlı motorlu taşıtlar, gayrimenkuller üzerine tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile … … için 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, … … için 1.000,00 TL maddi tazminat haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, … için 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi tazminat yönünden ise sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 23.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini; müvekkili … … için 37.794,45 TL artırarak 38.794,45 TL, müvekkil … … için 45.123,70 TL artırarak 46.123,70 TL, müvekkili … için 22.495,04TL artırarak 23.495,04 TL maddi tazminatın (toplam 108.412,93 TL) ve manevi tazminatın ayrı ayrı hüküm altına alınarak kaza tarihinden tarihinden itibaren bankalarca mevduatlara uygulanan en yüksek faiz esas alınmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, Davalı Ziraat Sigorta yönünde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı anne … … için 14/03/2017 tarihli aktüerya bilirkişisinin raporunda hesaplanan 46.123,70 TL’nin % 20’si olan 9.224,74 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden (09.05.2014), 8.224,74 TL’sinin ıslah tarihinden (23.05.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … …’ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı baba … … için 14.03.2017 tarihli aktüerya bilirkişisinin raporunda hesaplanan 38.794,45 TL’nin % 20’si olan 7.758,89 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden (09.05.2014), 3.499,008 TL’sinin ıslah tarihinden (23.05.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … …’ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı … … için dosyamız arasında bulunan 14.03.2017 tarihli Aktüerya bilirkişisinin raporunda hesaplanan 22.495,04 TL’nin % 20’si olan 4.499,008 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL sinin dava tarihinden (09.05.2014 ), 3.499,008 TL’sinin ıslah tarihinden (23.05.2017) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … …’ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı anne … … ve davacı baba … … için takdir edilen 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar; … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … …’ya verilmesine, davacı … … için takdir edilen 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar; … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … …’ya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince;davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalılar … ve … vekilinin verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı … ve … vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre “(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.”
Kanun’un “katılma yolu ile başvurma” başlıklı 348. maddesinde ise “(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; mahkeme gerekçeli kararının davacı vekiline 07.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvuru süresinin son gününün 07.09.2017 gününe rastladığı, davacılar vekilinin ise 15.09.2017 gününde istinaf dilekçesi sunduğu, mahkemenin süresinde olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verdiği; ancak davalılar vekilinin, 17.08.2017 tarihinde, süresi içinde verdiği istinaf başvuru dilekçesinin davacılar vekiline 13.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği gözetildiğinde, davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin tebliğ tarihi itibariyle davacılar vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, davacılar vekilinin istinaf talebinin incelenmemiş olması ve ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmiş olması usule aykırı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar … ve …’a geri verilmesine 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.