Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/1908 E. 2022/14150 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1908
KARAR NO : 2022/14150
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08/11/2022 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalılar …, … ve … adlarına vekili Av. … geldiler, diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İnegöl İcra Müdürlüğü’nün 2016/4024 sayılı dosya ile aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı malvarlığına rastlanılmadığını, borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerin diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile cebri icra yolu ile alacağın tahsiline yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davalılar arasında herhangi bir akrabalık veya başkaca bir ilişki bulunmamasına, bedel farkı olsa da davalı 3. kişilerin iyiniyetli olmalarına göre davanın reddine karar verilmiş söz konusu hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince de davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı yanca temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Borçludan … 28 ada 7 parsel A blok 2. kat 4 nolu bağımsız bölümü satın alan … tarafından 4. kişi durumundaki …’a, ondan da …’na ve … 5447 parsel 1 nolu bağımsız bölümü 18/05/2016 tarihinde 35.000,00 TL bedelle satın alan … tarafından 4. kişi durumundaki … ve …’a yapılan satışlardaki bedel farkının tek başına iptal nedeni sayılmamasına, adı geçen davalıların borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiğini bilen veya bilebilecek durumdaki kişilerden olduğunun davacı tarafça ispat edilememesine;
Davalı borçlu adına kayıtlı; … 1286 parsel A blok 3. Kat 12 nolu bağımsız bölümü 06/02/2015 tarihinde davalı …’e 50.000,00 TL bedel ile satıldığı, dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu iş bu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 89.910,00 TL olmasına, tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark bulunmamasına,
Dava konusu… 28 ada 7 parsel A blok 2. kat 4 nolu bağımsız bölümü 26/04/2014 tarihinde satın alan … yönünden de tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK/m. 278/ III-2’ye göre; bedel farkının iptal nedeni olarak kabul edilmesi için satış bedeli ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında mislini aşan bir farkın oluşması gerekir. Somut olayda; davalı borçlu … tarafından… 159 ada 1 parsel 5 nolu bağımsız bölümün 04/03/2015 tarihinde 30.000,00 TL bedel ile …’a devredildiği, dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu gayrımenkulün davalı …’e devredildiği tarihteki gerçek değerinin ise 75.710,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. İİK’nın 278/III-2 maddesi uyarınca edimler arasında aşırı fark bulunması bağışlama hükmünde olup tasarrufun iptalini intaç eder. 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki (bilirkişilerce belirlenen) gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaz ve edimler arasında da mislini aşan fahiş fark bulunursa 3. kişinin iyi niyet iddiası dinlenmez. Mahkemece iş bu gayrımenkul yönünden İİK 278/III-2 hükmüne göre misli aşan bedel farkının bulunduğu ve aksinin davalı yanca ispatlanamadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Dava konusu… 5447 parsel 1 nolu bağımsız bölümün 18/05/2016 tarihinde davalı borçlu tarafından 35.000,00 TL bedelle davalı …’a satıldığı, 18/07/2016 tarihinde Mukadderat’ın da 45.000,00 TL+ 45.000,00 TL bedel ile 1/2 hissesini davalı …’a 1/2 hissesini de …’a devrettiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu gayrımenkulün davalı …’a devredildiği tarihteki gerçek değerinin 76.633,00 TL olduğu, yani 3. kişiye yapılan tasarruf yönünden İİK 278/III-2 hükmü gereğince dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan fark olduğu ancak 4. kişiler davalı … ve davalı …’ın kötü niyetli olduklarının ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, dava konusu gayrımenkulün iş bu davalılara devredildiği tarihteki (18/07/2016) gerçek değeri 76.158,00 TL üzerinden davalı …’un tazminat ile sorumlu tutulması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun’un 373/1 maddesi uyarınca, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.