Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/2080 E. 2022/14153 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2080
KARAR NO : 2022/14153
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit/istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından talep edilmiş, davalılar vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08/11/2022 Salı günü davacı vekili Av. …. ile davalılar … ve … vekili Avukat … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin davalı … ile 11/05/2017 tarihinde boşandıklarını, kararın kesinleştirildiğini ve davalı … adına kayıtlı 16/B bağımsız bölüm nolu taşınmazın, boşanma davası neticesinde; 07/06/2017 tarihinde üzerindeki takyidatları ile birlikte davacı … ‘ın mülkiyetine geçtiğini, 16/B bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerinde davanın konusunu teşkil eden muvazaalı hacizlerin ihdas edildiğini, iş bu 2 adet icra takibinin alacaklısının davalılardan … ve borçlusunun da diğer davalı … olduğunu, davalıların kardeş olup her iki takibin de muvaazalı olduğunu, müvekkilinin taşınmazın maliki sıfatıyla bu borçlardan sorumlu ve borçlu olmadığını belirterek, İstanbul 27. İcra müdürlüğünün 2017/12464 sayılı ve İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/10481 sayılı icra takipleri sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve hacizlerin kaldırılması için iki adet takip borcu ödeneceğinden davaya istirdat davası olarak devam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/03/2019 tarihli dilekçesi ile İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/10481 esas sayılı icra takibi yönünden davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, 37.495,18 TL’nin davalı …’dan faiziyle birlikte tahsiline, davalı …’ın %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2017/12464 esas sayılı icra takibi yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalı …’ın haksız ve kötü niyetli takip yapması sebebiyle %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/10481 esas sayılı dosyası yönünden davacı tarafından ödendiği anlaşılan 37.495,18 TL’nin 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2017/12464 esas sayılı dosyası yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, hacizlerin kaldırılmasına ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı … Horikoshi vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. Eldeki davada; davalı … vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bölge adliye mahkemesince davacı ve davalı …’ın istinaf istemlerinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, davalı … yönünden ilk derece mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili ve davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK’nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı … Horikoshi vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, İİK’ın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı, iş bu dava için harca esas değer olarak 155.000,00 TL belirleyip, bu bedel üzerinden harç yatırmıştır. Davacının da talebi dava konusu gayrımenkul kaydında yer alan 2 adet haciz sebebi ile iş bu icra dosyalarından borçlu olmadığının tespitidir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstanbul 23.İcra Müdürlüğü’nün 2017/10481 sayılı dosyasına davacı tarafından dosya borcunun yatırılması sebebi ile istirdat talebinin kabulüne karar verilmiş, İstanbul 27 İcra Müdürlüğü’nün 2017/12464 sayılı dosyadan konan haciz yönünden ise, takibin iptal edilmiş olması, ihtiyati haczin de mahkeme kararı ile kaldırılmış olmasına göre iş bu icra dosyasından da borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Mahkemece harca esas değer olan 155.000 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,sadece istirdatı talep edilen dosya yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 7. maddesinde yer alan “5.624,28 TL” rakamı hükümden çıkartılarak yerine “18.675,00 TL” rakamının yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.840,30 TL kalan harcın davalı … ‘den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı …’a geri verilmesine 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.