YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2688
KARAR NO : 2022/11953
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davalı … vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/5708- 2021/485 sayılı ilamında “temyiz eden davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili ve davalı … vekilinin ortak temyiz dilekçesi verdiği, Dairece yapılan temyiz incelemesinde,yalnızca davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazları değerlendirilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, davalı …’un temyizinin sehven unutularak incelenmediği, davalı … vekilinin süresi içinde temyiz isteminde bulunduğu ve temyiz harcını yatırdığı anlaşıldığından, maddi hata talebinin kabulü ile davalı … vekilinin temyiz isteminin incelenmesi için Dairenin 14/02/2019 gün ve 2016/2374-2019/1493 sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davalı … vekili, davalı …. vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumlu olduğundan mahkemece, belgeli tedavi giderinin dahili davalı SGK’nın sorumluluğunda olduğu gözetilerek, davalılar İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve …’un sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği, davanın devamı sırasında varılan sulh sözleşmesinin gereği davalı Zurich Sigorta tarafından yapılan ödeme (fer’ileriyle birlikte), bilirkişinin hesapladığı tazminattan düşülerek kalan miktar üzerinden tüm davalılar hakkında tazminata karar verilmesinin hatalı olduğu, yargılamanın devamı sırasında bilirkişi raporunda davalı yönünden saptanan miktar üzerinden Zurich Sigorta A.Ş. ile sulh olunup tam ibra verildiği dikkate alınarak, taraflar arasındaki sulh sözleşmesi kapsamına göre, davalı Zurich Sigorta A.Ş.’nin hukuki durumunun takdirinin gerektiği, 5502 Sayılı Yasa’nın 36. maddesi uyarınca, dahili davalı … harçtan muaf olduğu halde, mahkemece, diğer davalılar ile birlikte harçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının da doğru olmadığı” belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iş göremezlik tazminatıyla ilgili Zurıch Sigorta AŞ’ye yöneltilen dava yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, iş göremezlik tazminatıyla ilgili diğer davalılara yöneltilen dava yönünden yargılama esnasında Zurıch Sigortanın ödediği 100.000,00 TL’lik bölümle ilgili esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak davanın açıldığı esnada davacının haklı olduğunun tespitine, bakiye 29.075,97 TL iş göremezlik zararının … ve İETT’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 02/01/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine; bakıcı zararına ilişkin davanın kabulüne, 2.433,60 TL tazminatın …, İETT ve Zurıch Sigorta’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,tazminata … ve İETT yönünden 02/01/2008, sigorta şirketi yönünden 13/03/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine; tedavi giderinden kaynaklı zarara ilişkin davanın … ve İETT yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, SGK yönünden kabulüne, 22.074,04 TL tazminatın SGK’den alınarak davacıya verilmesine, tazminata dahili dava (07/08/2015) tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 20.000,00 TL tazminatın … ve İETT’den alınarak davacıya verilmesine, 02/01/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalı İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davalı … vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalılar İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, … vekili ile SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının, davacının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-Dahili davalı SGK’nın tedavi giderlerine yönelik sorumluluğu bakımından temerrüde düştüğü tarih, dahili dava dilekçesinin tebliğ edildiği 24/12/2014 tarihi olması gerekirken,hükmün D bendinin 2/c fıkrasında tazminata dahili davalı yönünden 07/08/2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
b-Davacı, manevi tazminatın davalılar … ve İETT İşletmelerinden müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuş, mahkemece hükmün E bendinin 2.fıkrasında manevi tazminat yönünden davalılar … ve İETT İşletmeleri yönünden müştereken ve müteselsilen tahsiline ibaresinin yazılmaması doğru olmamıştır.
c-6111 sayılı yasa 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş,bu kapsamda belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun SGK da olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda dava tarihi 19/04/2010 yılı olup,6111 sayılı kanun dava açıldıktan sonra yürürlüğe girdiğinden ve belgeli tedavi giderlerine ilişkin olarak kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işleten ve sürücünün sorumluluğu kalkmış olduğundan,belgeli tedavi giderlerine yönelik davalılar … ve İETT yönünden pasif husumetten davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki kanun değişikliği yargılama sırasında gerçekleştiğinden, davacının dava açtığı tarihte haklı olduğu gözetilerek, davalılar … ve İETT yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, hükmün E bendinin 2. fıkrasında adı geçen davalılar yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Yukarıda 2/a-b-c maddelerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, izah edildiği üzere belirtilen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, … vekili ile dahili davalı SGK vekilinin tüm,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün D bendinin 2/c fıkrasında yazılı “07/08/2015” tarihinin hükümden çıkarılarak yerine “24/12/2014” tarihinin yazılmasına, hükmün E bendinin 2. fıkrasında “… ve İETT” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “müştereken müteselsilen” ibarelerinin eklenmesine, yine hükmün F bendinin 5. fıkrasında yer alan”tedavi gideri istemi nedeniyle 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak … ve İETT’ye verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.758,50 TL kalan harcın davalılar … ve İ.E.T.T İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden alınmasına, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca dahili davalı SGK’dan harç alınmamasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.