Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/2776 E. 2022/12831 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2776
KARAR NO : 2022/12831
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükme karşı davalı … vekili ve davalılar …, … ve … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar …, … ve … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; 19.06.2013 tarihinde, davalılardan …, … ve …’un murisi …’un sevk ve idaresindeki ve davalılardan …’ın maliki olduğu traktör ile, davalı …’ın sevk ve idaresindeki arızalı kamyoneti çekmesi sırasında meydana gelen kazada …’un vefat ettiğini, kazanın müteveffa sürücü …’un %100 kusuru ile meydana geldiğini, kaza tarihinde davaya konu traktörün zorunlu trafik poliçesi bulunmadığını, davalılardan …’un müvekkili … aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 2016/11291 E -2016/22862 K sayılı kararı ile başvurunun kabulüne, müteveffanın eşi Halime’ye 87.086,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.455,00 TL yargılama gideri, 9.716,88 TL vekalet ücreti ödenmesine karar verildiğini, söz konusu karar kapsamında Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2016/16837 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından Halime’ye 11.11.2016 tarihinde 87.086,00 TL asıl alacak, 31.453,80 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 118.539,80 TL ödeme yapıldığını, … Yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince zarardan sorumlu kişilerin (malik ve sürücü) sorumluluğu nedeni ile icra dosyasına ödenen tazminatı davalılardan rücu etme hakları doğduğunu, müteveffa sürücü …’un %100 kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle davalı …’ın araç maliki ve işleteni olarak sorumluluğu bulunduğunu, diğer davalıların ise müteveffa sürücü …’un mirasçısı olmaları nedeniyle tazminattan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 118.539,80 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar …, … ve …, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; … Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın, Yönetmelik’in 16. maddesi gereğince rücuen talep edilebileceği, Güvence Hesabının rücu edebileceği tazminat tutarının, sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirleneceği, Adli Tıp Kurumundan alınan 26.10.2017 tarihli rapora göre müteveffa sürücü …’un kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, araç maliki davalı …’ın kusuru olmadığı, kazada kusuru bulunmayan davalı …’ın zarardan sorumlu olmayacağı, diğer davalılar …, … ve … bakımından ise davalıların murisi …’un tam kusurlu olduğu kaza neticesinde vefat ettiği, davalıların mirasçı olarak değil zarar gören 3. kişi olarak söz konusu tazminatı aldıkları, murisin kusurunun davalılara yansıtılamayacağı, bu nedenle davacı … Hesabının rücuen tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; destekten yoksun kalma tazminatının miras ilişkisinden kaynaklı olmayıp yansıma suretiyle ödenen bir tazminat olduğu, bu nedenle ölenin mirasçısı da olsa destek görene rücu edilemeyeceği, ancak … Yönetmenliğinin 9.maddesi uyarınca hak sahibine ödediği tazminatı aynı yönetmenliğin 16/A bendi uyarınca trafik sigortası yaptırmayan işletene sürücünün kusuru oranında rücu edebileceği, rücu edebileceği tutarın ise hak sahibine ödemesi gereken gerçek zarar kadar olduğu, mahkemece davalı işleten yönünden de kazada kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinden bir aktüer hesabı yapılmadığı, oysa bir aktüer hesabı yapılmak suretiyle ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak destekten yoksun kalan davalıların uğramış olduğu gerçek zarar miktarının belirlenerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davanın esasına ilişkin delillerin toplanmadığı, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, deliller toplanmadan karar verilmiş olduğundan, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince; … Yönetmeliği Rücu Hakkının Kullanılması başlıklı 16/a maddesi …’nca yapılan ödemeler nedeniyle “Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere rücû edilir.” kapsamında davalı işleten …’ın tazminattan sorumlu olduğu, … Yönetmeliğinin 16/c maddesindeki “Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine rücû edilir.” hükmü uyarınca müteveffa … % 100 kendi kusuruyla zararı meydana getirdiğinden, …’un mirasçıları olan davalılardan da davacının ödediği tazminatın rücu edilebileceği, Güvence hesabının rücu edebileceği tazminat tutarının, sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirleneceği, dosya kapsamında alınan 30.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda Sigorta Tahkim Komisyonu kararıyla 87.086,00 TL maddi tazminat ödemesi alan destekten yoksun
kalan davalı …’un gerçek zararının 112.569,34 TL olarak tespit edildiği, …’un asıl alacağı kendisine ödenen meblağı aştığından dolayı davacının talebinin rücu sınırları dahilinde kaldığı, … haricindeki davalılar bakımından ise …’a Güvence Hesabından yapılan ödeme konusunda bir ayrım yapmak gerektiği, bu davalıların … tarafından …’a destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğinden haberleri olduğuna dair dosya içerisinde tebligat veya ihtarname olmadığı, ayrıca …’un Güvence Hesabına başvurmadan önce davalı …’a zararının giderimi için başvurup onu temerrüde düşürmemiş olduğu, buna göre Güvence Hesabının yaptığı ödemeden yalnızca …’un haberinin bulunduğu, buna göre … haricindeki davalıların icra dosyası kapsamında davacı tarafından ödenen 31.453,80 TL tutarındaki yargılama giderinden sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 118.539,80 TL tazminatın 87.086,00 TL’lik kısmının ödeme tarihi olan 11/11/2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan 31.453,80 TL’nin ise ödeme tarihi olan 11/11/2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi davalı …’tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı … vekili ile davalılar …, … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı …’nın destekten yoksun kalma tazminatı ödediği araç sürücüsünün eşinin zarar gören 3.kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte, aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla zararın tazmini bakımından davalı çocukları ile birlikte borçlu konumunda olduğu, araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı … Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan davacı …, yine yönetmelik gereği ödediği tazminatı araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılara ve aracın zorunlu sigortasını yaptırmayan davalı işletene de rücu edebileceği, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından muris sürücünün mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatının mirastan kaynaklı olmayıp yansıma suretiyle ödenen bir tazminat olması nedeniyle rücusunun talep edilemeyeceği ancak yönetmeliğin 16/a maddesine göre işletenden zorunlu sigortasını yaptırmamış olması nedeniyle rücuen talepte bulunulabileceğine kesin olarak karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararla bağlı olmasına rağmen murisin mirasçıları olan bir kısım davalıları tazminat sorumlusu olarak kabul ederek karar verdiği, bu yönüyle mahkemenin usul ve yasaya aykırı hareket ettiği, kaldırma kararı ile davacı … Hesabının ödediği tazminatın tam kusurlu sürücünün mirasçılarına rücu edemeyeceğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kesin kararının davalı mirasçılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmesi ve mahkeme tarafından verilen ikinci kararın, davalı mirasçılar tarafından süresinde istinaf edilmesi nedeniyle davalı mirasçılar …, … ve … vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu, davalı … vekilinin müvekkilinin kazada kusurunun bulunmaması ve müvekkiline ödeme hususunda bildirim yapılmaması nedeniyle zarardan sorumlu olmadığını savunduğu, ancak … Yönetmeliği 16/a maddesi uyarınca zorunlu sigortasını yaptırmamış olması nedeniyle davacı … Hesabının davalı …’dan talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla davalı … vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı, mahkemece davacının rücu alacağına konu ettiği 118.539,80 TL alacaktan davalı … aleyhine 87.086,00 TL miktarıyla sınırlı hüküm kurulduğu ve davacının fazlaya ilişkin istinaf talebi bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar …, … ve … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 87.086,00 TL’nin ödeme tarihi olan 11/11/2016’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ile davalılar …, … ve … aleyhine açılan davanın tümden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre; davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda zarar gören üçüncü kişiye … tarafından ödenen tazminatın sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
… Yönetmeliği’nin Rücû hakkının kullanılması başlıklı 16. maddesinde
“1)Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle;
a)Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere,
b)Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,
c)Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,
ç)9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre yapılan ödemeler çerçevesinde yükümlü sigorta şirketine,
d)9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan ödemeler nedeniyle Büroya, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücû edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla … oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan … Yönetmeliği’nin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir. Anılan bu düzenlemeler çerçevesinde davacı …’nın icra dosyasına ödediği tazminatı zarara neden olan ve zorunlu sigortası yapılmamış aracın işletenine, sürücüsüne, diğer sorumlulara ve bunların mirasçılarına rücu edebileceği açıktır.
Somut olayda; davacı …’nın destekten yoksun kalma tazminatı ödediği araç sürücüsünün eşi …, zarar gören 3.kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte, aynı zamanda müteveffa sürücü …’un mirasçısı sıfatıyla zararın tazmini bakımından borçlu konumundadır. Diğer yandan, zarara neden olan sürücünün mirasçısı konumunda olan diğer davalılar … ve …’ın da mirasçı sıfatları nedeniyle rücu edilebilecek kişiler olduğu açıktır.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; araç sürücüsü muris …’un tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı, … Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan davacı …, ödediği tazminatı araç malikiyle birlikte araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılar …, … ve …’a da rücu edebilecektir.
Şu durumda, davacı … Hesabının icra dosyasına ödediği tazminatı, davalı mirasçılara rücu edebileceği, davalı mirasçılar …, … ve …’un da rücu edilen tazminattan sorumlu olduklarının anlaşılmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 5.732,04 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.