YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2805
KARAR NO : 2022/12237
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 12/12/2019 tarih ve 2019/91 Esas, 2019/11890 Karar sayılı bozma ilamında özetle; davacının, kaza tarihinde çalıştığı işyerinden yaptığı işi, aylık net gelirinin ne kadar olduğu ve işyerinin iş kapasitesinin ne kadar olduğu sorularak gerçek gelirin saptanması ve bu gelir üzerinden hesap yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi; yapılan araştırmalar sonucu belgelere dayalı gelirin saptanamadığı durumda ise, davacının yaşı pişirici ustası olarak kabul edilebilir delillerle ispatı halinde asgari ücretin 2 katı üzerinde gelirinin olduğu kabul edilerek zararın belirlenmesi ve mahkemece, soruşturma aşamasındaki ve ceza dosyasındaki ifadeler dikkate alınarak ve nüfus kayıtları getirtilerek sürücü ile davacı yolcu arasındaki arkadaşlık mı yoksa akrabalık mı ilişkisi olduğu açıklığa kavuşturularak söz konusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu tartışıldıktan sonra(kazanılmış haklar gözetilmek kaydıyla), hatır taşıması olduğu kanaatine varılırsa Dairemizin yerleşmiş içtihatları doğrultusunda %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile tespit edilen 17.542,32 TL tazminat bedelinden 1.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 03/02/2014 tarihinden, 16.542,32 TL sinin ıslah tarihi olan 13/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
“Usuli kazanılmış hak” kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Somut olayda; mahkemece, bozmadan önce verilen karar sadece davalı vekilince temyiz edilmiş ve davalı yararına davacının geliri ve hatır indirimine ilişkin araştırma yapılması yönünde bozulmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında, hesaplanan maddi tazminat miktarından dava dışı sürücünün sürücü belgesi olmamasından dolayı müterafik kusur indirimi uygulanarak karar verilmiş ise de; bozulan ilk karar davalı yönünden bozma yapılan sebepler dışında kesinleşmiş ve davacı yararına da usulü kazanılmış hak oluşmuştur.
Şu durumda; mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, hesaplanan tazminattan usulü kazanılmış hak gözetilerek müterafik kusur indirimi uygulamadan karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.