Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3067 E. 2022/16425 K. 07.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3067
KARAR NO : 2022/16425
KARAR TARİHİ : 07.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2019 gün ve 2016/8518 E, 2019/3679 K sayılı ilamında, “davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir….” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebi hakkında, mahkememizin 2016/522 Esas 2016/108 Karar sayılı dosyasındaki 16.02.2016 tarihli karar Yargıtay bozma ilamı dışında kalmakla kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat taleplerinin Yargıtay bozması doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı … için 15.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …den poliçede belirtilen manevi zarar tazminat limit miktarı ile sınırlı, … mirasçıları davalılar …, …, …, …’ten tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK.’nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda mahkemece, her ne kadar bozmaya uyularak yargılama yapılmış ve bu suretle hükmedilen manevi tazminat miktarları düşürülmüş ise de yukarıda belirtilen hususlar, somut olayın özellikleri ve kaza tarihi dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu görülmüş ve davacılar için hakkaniyete uygun bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 07.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.