YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3098
KARAR NO : 2022/15780
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili, davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2022 Salı günü davacı …. vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldi, davacı … Ekonomi Bankası A.Ş.den gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ve davacı …. vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; açtıkları iki ayrı dava ile davalı borçlu … hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan malkaçırma amacı ile adına kayıtlı 229 ada 77 parsel 5 nolu bağımsız bölümü 14.04.2018 tarihinde davalı …’ya, 6192 ada 1 parsel 13 nolu bağımsız bölümü 10.05.2018 tarihinde davalı …’ye sattığını belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalar, mahkemece birleştirilmiştir.
Davalı … vekili, satışların gerçek olduğunu raiç bedelden satıldığını belirterek, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava şartlarının oluşmadığını, ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığını, müvekkilinin borçlu ile bir ticari ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.
Davalı … vekili, aynı yönde savunma yapmıştır.
İlk derece mahkemesi, davaya konu taşınmazların öncesinde davalı borçlu adına kayıtlı olduğunu, daha sonra devirlerinin diğer davalılar adına yapıldığı, dava konusu taşınmazların pek aşağı değerde devrini aldığı, toplanan delillere göre davalı borçlunun durumunu bilebilecek durumda olduğu, bilerek bu taşınmazları aldığı davaya konu tasarrufların davalılar arasında danışıklı işlem ile yapılmış olduğu kanaati oluştuğundan bahisle açılan asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı … tarafından borçlu’ya 09.05.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 2018 yılı Temmuz ayı içinde farklı günlerde 150.000,00 TL, 50.000,00 TL, 28.000,00 TL, 10.000,00 TL, 2.000,00 TL olmak üzere toplam 440.000,00 TL banka havalesi yapıldığı ispatlandığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin 441.000,00 TL olduğu belirlendiğinden, satış bedeli ile taşınmazın rayiç değeri arasında misli fark bulunmadığı, taraflar arasındaki sosyal medya arkadaşlığının, davalı …’nün borçlunun mali durumunu bilebilecek durumda olduğunu tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı, davalı … tarafından borçluya 517.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de; borçlunun banka hesap kayıtlarından davalının borçluya, 09.04.2018 tarihinde 92.000,00 TL, 03.05.2018 tarihinde 25.000,00 TL, 24.05.2018 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere havale yapıldığı borçlunun banka hesap kayıtlarından anlaşıldığı, yapılan toplam ödemenin 147.000,00 TL olduğu, taşınmaz üzerinde devir tarihinde mevcut bulunan icra hacizler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin … hakkındaki davanın İİK’nin 278/2. maddesi gereğince kabulüne ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı-borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kabulüne karar vermiş, karar, davacılar vekilleri ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı …. ve Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekillerinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı …. borçlu hakkında İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2019/1601 sayılı dosyasından takip yapmış, davalı borçlu Batu’nun diğer davalı üçüncü kişilerle olan tasarruflarının iptali istemi ile tasarrufun iptali davası açmıştır. Diğer davacı alacaklı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.de ayrı bir takip için aynı tasarrufların iptalini talep etmiş, ayrı ayrı açılan davalar mahkemece birleştirilmiştir. Davaların birleşmesi halinde birleşen her dava bağımsız bir dava özelliğini devam ettirdiğinden, dava koşullarının varlığını herbir dava yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı …. borçlu hakkında İzmir 27.İcra Müdürlüğünün 2019/1601 sayılı dosyasından takip yapmıştır. Dosya içeriğinden, borçlu adresinde yapılmış ve İİK’nın 105.maddesi anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı olmadığı gibi aciz belgesi de sunulmamıştır.
Bu halde, davacı …nin davasının ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …., ve Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekillerinin tüm, davalı … vekilinin vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK ‘nın 373/1.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 37,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.