YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3201
KARAR NO : 2022/10838
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 15/02/2019 tarih,2019/İHK-1768 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili;davalı … nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle çarpışması nedeniyle 24/03/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, davacının maluliyetinin arttığını, bakiye tazminat talebiyle sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 14.801,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.001,00 TL tazminatın, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvuru sahibinin sigorta tazminatı ödenmesi ile ilgili talebinin kabulü ile başvuranın talebinin kabulü ile 175.154,10 TL’nin 12/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Sigorta Şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı … vekilinin yaptığı itirazın reddine, karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle artan maluliyet oranına ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04/05/2018 tarihli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporuna göre sürekli iş göremezlik oranının %50 olduğu, davacının maluliyetinin arttığı gerekçesiyle davalı … şirketine başvuru yaptıklarını, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını iddia etmiş; davalı
taraf ise davacının daha önce aynı konuyla ilgili olarak davacı tarafından sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2016.E.4535 sayılı dosyasında yapılan başvuruda hükme esas alınan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04/11/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda; davacının özür oranının %12 olduğunun belirtildiğini, bu dosyada verilen karara göre 23.517,16 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı işbu davayı açarken maluliyetinin arttığı iddiasına dayanmıştır. Zarar görenin zararı öğrenmesinde amaç, zararın mahiyeti (kapsamı) ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, davayı ciddi ve objektif şekilde desteklemeye ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olmasıdır. “Gelişen durum” aynı olaya ilişkin olarak zaman içinde zararın artması veya yeni zararların doğması halidir. Bundan ayrı, zarar görenin kendi imkanlarıyla ya da başkasının yardımıyla zarar verici fiilin sonuçlarının gidişini ve kesinleşen durumu değerlendirebilmesi gerekir. Özellikle vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belli bir açıklığa kavuşmaktadır.
Davacı, ancak, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2016.E.4535 sayılı dosyasında hükme esas alınan maluliyet raporundan sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğu tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilir.
Somut olayda; Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen davacının tıbbi belgelerinin incelenmesi ve muayenesi sonucunda Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 04/05/2018 tarihli rapora göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 50 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 135 güne kadar uzayabileceği ve 45 gün süreyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu, belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince maluliyet oranı hükme esas alınarak belirlenen hesap raporuna göre karar verilmiştir.
Hükme esas alınan maluliyet raporunda, her ne kadar davacının tıbbi belgelerinin incelendiği belirtilmişse de, davacının %12 oranında maluliyetini belirten Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04/11/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun ve dosya içerisinde bulunan davacının 16/11/2016 tarihinde Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde geçirdiği ameliyata ilişkin evrakın incelenmediği, gelişen durum değerlendirmesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle raporda, taraflar arasında görülen ve hükme bağlanıp kesinleşen Tahkim Komisyonu’nun 2016.E.4535 sayılı dosyasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04/11/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda tespit edilen %12 maluliyet oranının, hükme esas alınan maluliyet raporundaki %50 maluliyet oranına artması nedeni ile davacının trafik kazasına bağlı olan maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı ve nedenleri yönünden ayrıca ve açıkça bir tespit veya değerlendirme yapılmamıştır. Bu haliyle Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olmayıp, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince, en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan davacının bizzat muayenesi sağlanarak, olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun ve ve Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04/11/2013 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda tespit edilen % 12 maluliyet oranının, hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04/05/2018 tarihli maluliyet raporundaki % 50 maluliyet oranına artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve açık şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.