Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3348 E. 2022/12062 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3348
KARAR NO : 2022/12062
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 14/05/2019 günlü karara karşı davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun reddine dair verilen 15/12/2021 günlü Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacının sürücü olduğu … plakalı araç ile davalılara ait şöförünün davalı …, maliklerinin ölü … mirasçıları olan davalı şirketin yanında çalıştıran olarak sorumlu olduğu .. plakalı araç ile gerçekleşen 06/05/2006 tarihli kaza neticesinde %19 malul kaldığını, Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/466 Esas sayılı dosya ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu ancak bu dosyada maluliyete ilişkin talepte bulunulmadığı gerekçesi ile bu yönde karar verilmediğini, 06/05/2006 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile ceza davasının Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2007/841 Esas, 2009/586 Karar sayılı dosya ile yapılan yargılama neticesinde 16/06/2009 tarihinde karar verildiğini, TCK 66 maddesi uyarınca zamanaşımının kesildiğini, 8 yıllık zamanaşımı süresinin TCK 66/1-e maddesi gereği yarı oranında uzadığı ve 12 yıl zamanaşımı süresinin olduğu bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiğini, Balıkesir 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/466 Esas sayılı dosyası ile 128.424,68 TL maluliyet zararı tespit edildiğini, ancak bu miktarın yetersiz olduğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 130.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … AŞ. vekili; talebe ilişkin 2 ve 11 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taksirli suçların iştirak halinde işlenemeyeceğini bu davada tek sanık olduğunu ve bu sanık için kesilen zamanaşımının kendileri için kesilmeyeceğini, sanık …
’ın mahkum olduğunu ve kararın kesinleştiğini, kesinleşmeden itibaren 2 yıllık sürede davanın açılmadığını, Balıkesir 2 Asliye Hukuk Mahkemesi davasında bilirkişi raporunun davacıya tebliğ edildiğini davacı rapora diyeceği olmadığını beyan ettiğini, yine davacının zararını öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık sürede dava açması gerekirken açmadığını, aynı konuya ilişkin dava olduğunu derdestlik itirazında bulunduklarını, işleten olduklarını fakat adam çalıştıran olmadıklarını bu nedenle sorumluluklarının olmadığını, araç sürücüsünün kendi yanlarında hiçbir zaman çalışmadığını, kazanın alışveriş merkezi molozunu taşırken olduğu kabul edilse bile alışveriş merkezinin sınırlarında olmadığını, davalının kontrol ya da denetiminde olmadığını, davaya dayanak bilirkişi raporunu kabul etmediklerini eksik olduğunu ayrıca kendilerinin davaya dahil edilmeden alındığından kendilerine tebliğ edilmediğini, beyanda bulunamadıklarını savunarak davanın reddini alep etmiştir.
Davalı … Ölü … mirasçıları vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, ortada açılmış bir dava olduğunu, yeniden dava açılamayacağını talep edilen tazminatın çok olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı Güneş Sigorta AŞ vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kendilerine müracaat şartını yerine getirmediğini, sorumluluklarının kusur ve sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, kazada kusurları olmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, sürekli maluliyetin Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezliğin poliçe teminat kapsamında olmadığını, davacının müterafık kusuru olup olmadığının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.