Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3359 E. 2022/10837 K. 26.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3359
KARAR NO : 2022/10837
KARAR TARİHİ : 26.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 12/11/2019 tarih, 2019/İHK-16817 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili; davalı … nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması nedeniyle 24/03/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, davacının maluliyetinin arttığını, bakiye tazminat talebiyle sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvuru sahibinin sigorta tazminatı ödenmesi ile ilgili talebinin kabulü ile başvuranın talebinin kabulü ile 42.923,43 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 11/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı …Ş’den alınarak başvurana verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı … vekilinin yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle artan maluliyet oranına ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19/02/2019 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporuna göre genel beden gücünden kayıp oranının %20,2 oranında olduğu,davacının maluliyetinin arttığı gerekçesiyle davalı … şirketine başvuru yaptıklarını, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını iddia etmiş; davalı taraf ise davacının daha önce aynı konuyla ilgili olarak davacı tarafından sigorta şirketine karşı Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1858 E.,2018/1198 K. sayılı dosyasında hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 30/01/2018 tarih 2274 karar sayılı raporunda; çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri kapsamında
davacının %.3,3 oranında çalışma gücünü kaybettiğinin belirtildiğini, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 2015/1858 E.,2018/1198 K. sayılı dosyadan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığı’ndan alınan rapora göre belirlenen %3,3 maluliyet oranına göre 7.802,04 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf edilmediğinden kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davacı işbu davayı açarken maluliyetinin arttığı iddiasına dayanmıştır. Zarar görenin zararı öğrenmesinde amaç, zararın mahiyeti (kapsamı) ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, davayı ciddi ve objektif şekilde desteklemeye ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olmasıdır. “Gelişen durum” aynı olaya ilişkin olarak zaman içinde zararın artması veya yeni zararların doğması halidir. Bundan ayrı, zarar görenin kendi imkanlarıyla ya da başkasının yardımıyla zarar verici fiilin sonuçlarının gidişini ve kesinleşen durumu değerlendirebilmesi gerekir. Özellikle vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belli bir açıklığa kavuşmaktadır.
Bu durumda davacı ancak, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 2015/1858 E.,2018/1198 K. sayılı dosyasında hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 30/01/2018 tarihli raporundan sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğu tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilir.
Somut olayda; Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından, davacının tıbbi belgelerinin incelenmesi ve muayenesi sonucunda düzenlenen 19/02/2019 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporuna göre davacının genel beden gücünden kayıp oranının %20,2 olduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince maluliyet oranı hükme esas alınarak belirlenen hesap raporuna göre karar verilmiştir.
Hükme esas alınan maluliyet raporunda, her ne kadar davacının tıbbi belgelerinin incelendiği belirtilmişse de, davacının %3,3 oranında çalışma gücünü kaybettiğini belirten İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 30/01/2018 tarih 2274 karar sayılı raporunun incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle raporda, taraflar arasında görülen ve hükme bağlanıp kesinleşen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 2015/1858 E.,2018/1198 K. sayılı dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 30/01/2018 tarih 2274 karar sayılı raporunda tespit edilen %3,3 maluliyet oranının, hükme esas alınan maluliyet raporundaki %20,2 maluliyet oranına artması nedeni ile davacının kaza tarihinden sonra trafik kazasına bağlı olan maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı ve nedenleri yönünden ayrıca ve açıkça bir tespit veya değerlendirme yapılmamıştır. Bu haliyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olmayıp, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde Hakem Heyetince, en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun ve davacının bizzat muayenesi sağlanarak yeni bir rapor alınması ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının 30/01/2018 tarih 2274 karar sayılı raporunda tespit edilen %3,3 maluliyet oranının, hükme esas alınan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19/02/2019 tarihli maluliyet raporundaki %20,2 maluliyet oranına artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve açık şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 42.923,43 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 5.071,58 TL vekalet ücreti hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin davacı yararına 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.