Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3438 E. 2022/12697 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3438
KARAR NO : 2022/12697
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, 14.03.2013 günü davacıların oğlu/kardeşi …’in davalıların sürücü, işleten, malik ve trafik sigortacısı olduğu öğrenci servis aracı ile evine giderken servisten indiği esnada davalı sürücünün tekerle üstünden geçerek desteğin ölümüne sebep olduğunu, davacı anne ve babanın ölen çocuklarının desteğinden yoksun kaldıklarını, davacı kardeşler ile birlikte davacı anne ve babanın büyük bir manevi acı yasadıklarını belirterek davacı anne ve babanın her biri için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber tüm davalılardan, davacı anne ve babanın her biri için 100.000,00 TL, davacı kardeşlerin her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı … dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; maddi tazminat talebini ıslah dilekçesi ile yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … davanın reddini savunmuş, davalı … Özharıkçı davaya cevap vermemiştir.
Yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 gün ve 2019/2907 E. 2020/1372 K. sayılı ilamı ile mahkemece müşterek-müteselsil veya kusur oranında sorumluluktan hangisinin benimsendiğinin açıkça belirtilmediği, hangi aktüer raporunun karara esas alındığının belirtilmediği ve alınan raporlardaki pay oranlarının hatalı tespit edildiği, davacılar için takdir edilen manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan delillere göre; maddi tazminat talebine yönelik açılan davanın kabulü ile davacı … için tespit edilen 12.491,58 TL ve davacı … için tespit edilen 10.407,95 TL olmak üzere toplam 22.899,53 TL maddi tazminatın 14.03.2013
tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar … ve …’e verilmesine, manevi tazminat talebine yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile davacı … için 80.000,00 TL, davacı … için 80.000,00 TL, davacı … için 35.000,00 TL ve davacı … için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000,00 TL manevi tazminatın 14/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı …’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davacılar desteğinin ölümü nedeni ile Borçlar Kanunu’nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan bir lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usulü kazanılmış hak denilir. Bu nedenle mahkeme kararının, Yargıtay ilgili hukuk dairesi tarafından bozulmasından ve yerel mahkemece bozmaya uyulmasından sonra, mahkemece, hükmün Yargıtay bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımları hakkında yeni bir karar verilmez.
Bozma öncesi ilk karar, sadece davalılardan … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile … tarafından temyiz edilmiş ve anılan davalılar yararına bozma kararı verilmiştir. Her ne kadar, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 gün ve 2019/2907 E. 2020/1372 K. sayılı ilamı ile paylar hususunda bozma kararı verilmiş ise de bozmaya uyan mahkemece temyiz eden davalıların usulü müktesep hakkı gözetilmeksizin bozma öncesi kök raporda belirlenen paylar %15, %12,5, %10 iken bozma sonrası alınan hesap raporunda anılan davalılar aleyhine olacak şekilde %25, %16, %14, %12,5, %25 olacak şekilde pay dağıtımı yapılıp hesaplamaların buna göre yapılması doğru olmayıp davacı tarafın ıslahında fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu gözetildiğinde kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı …’un sair temyiz itirazlarının reddine, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve …’a geri verilmesine 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.